KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2698 E., 2010/8938 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih ve 2007/190 - 2008/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife 17.09.1999 tarihinde iki hisse ile ortak olduğunu, 2003 yılında ödeme güçlüğü çekmesi nedeniyle bir hisse için ortaklıktan istifa dilekçesi verdiğini, sonradan kooperatif müdürü ile yaptığı görüşmede istifa dilekçesinin işleme konulmaması konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin bu tarihten sonra iki hisse için aidat ödemeye devam ettiğini, buna rağmen istifa dilekçesinin 14.02.2004 tarihli genel kurulda kabul edildiğini, bu tarihten sonrada iki hisse olarak ödediği aidatların kooperatif tarafından kabul edildiğini, bu durumun zımni olarak ortaklığa tekrar kabul anlamına geldiğini ileri sürerek,
davalı kooperatife iki hisse ile ortak olduğunun tespitini, bu mümkün olmazsa fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 YTL ödediği miktarın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tek hisse yönünden kooperatif ortaklığına son verildiğini, zımni kabul bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının istifadan sonra her iki ortaklık için aidat yatırdığı, ödemelerin kooperatif tarafından kabul edildiği, bu durumun istifanın kabulünden zımnen vazgeçildiği anlamına geldiği, davacıya istifa sonrası ödeme yapıldığının davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının kooperatife iki hisseyle ortak olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2698, K. 2010/8938, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama