KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2700 E., 2010/9110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2007/83-2008/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı kooperatifin 26.06.2005 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında ortak ödemelerinin aylık 2.000,00 YTL olarak belirlendiğini ve ayrıca 2.500,00 YTL’den olmak üzere iki adet ara ödemesine karar verilmiş olduğunu, müvekkiline sözkonusu genel kurul toplantısına katılması için çağrıda bulunulmadığını, kooperatifin 775 sayılı Yasa gereğince tahsis edilmiş arsa üzerinde konut ürettiğini, ortaklarının ekonomik durumlarının iyi olmadığını,
bu nedenle 500,00 YTL olan aidatların 2.000,00 YTL’ye çıkarılmasına ve 5.000,00 YTL ara ödeme yapılmasına ilişkin kararların iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, bu durumun ekonomik düzeyi düşük ortakların kooperatiften ayrılmasına yol açacağını, müvekkiline genel kurula katılması için gerekli çağrıda bulunulmadığından müvekkilinin sözkonusu genel kurula katılamadığını ve iradesini ortaya koyamadığını ileri sürerek, 26.06.2005 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında aidat ödemeleri ile ilgili olarak alınan kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davaya konu genel kurul toplantısına katılmadığını, bu nedenle sözkonusu genel kurulda alınan kararlara karşı iptal davası açma hakkının olmadığını, davacının esasa yönelik iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurula davet için gönderilen toplantı çağrı kağıdının davacıya ulaştırılmadığı yönündeki davacı taraf iddiasının aksini gösterir bir tebligat parçasının dosyaya sunulmaması nedeniyle davacının iptal davası açmaya hakkının bulunduğu sonucuna varılarak iptal gerekçelerinin değerlendirilmesine geçildiği, davaya konu genel kurulda alınan aidat miktarının tespitine ilişkin kararın davacıyı istifaya zorlamak amacıyla alınmış bir karar olduğu yönündeki davacı taraf iddiasının yeterli ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı, genel kurulun eşitlik ilkesine riayet etmek şartıyla dilediği miktarda aidatı tespit edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 26.06.2005 tarihli genel kurul toplantısında aidat ödemelerine ilişkin olarak alınan kararın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, kendisine çağrı yapılmaması nedeniyle katılamadığı genel kurulda aidat tespitine ilişkin olarak alınan kararın iyi niyet ve hakkaniyet ilkelerine aykırı bulunduğunu, karar altına alınan miktarın çok yüksek olup, bu durumun dar gelirli ortakların kooperatiften ayrılmalarına yol açacağını ileri sürerek, aidat tespitine ilişkin olarak alınmış bulunan genel kurul kararının iptalini istemiştir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu genel kurulda aidat miktarı aylık 2.000,00 YTL’ye çıkarılmış, 2.500,00’er YTL’den olmak üzere iki kere de ara ödeme yapılmasına karar verilmiştir.
Aylık aidatı 500,00 YTL olan bir kooperatifte inşaatları bir an önce bitirmek amacıyla da olsa birden aylık aidat miktarının 2.000,00 YTL olarak tespit edilmesi ve bu miktardan ayrı olarak da 2.500,00’er YTL’den olmak üzere iki kere de ara ödemeye karar verilmesi kooperatiflerin kuruluşundaki temel amaç olan ortaklarına karşılıklı dayanışma, yardımlaşma suretiyle menfaat sağlama, ortaklıktan bekledikleri katkıyı onların ekonomik olarak yıkımlarına sebep olmayacak şekilde yerine getirme, bu şekilde ortakların hem ortaklıktan kaynaklanan kazanımı elde etmelerine hem de kendi geçimlerini sürdürebilme hususlarına aykırı olduğu gibi,
ödenen aidat miktarı ile karar altına alınan miktarlar karşılaştırıldığında aradaki farkın makul ve olağan olarak kabulünün de mümkün bulunmaması karşısında tespit edilen aidat miktarları objektif iyiniyet kurallarına aykırı olup, sözkonusu genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2700, K. 2010/9110, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama