KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2784 E., 2010/8866 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2008 tarih ve 2007/185-2008/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hesabından talimatı olmadan internet yoluyla para çekildiğini, gerekli güvenlik önlemlerini almadığını ileri sürerek, 18.784.00 YTL’nin 14.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tüm güvenlik önlemlerini aldığını, davacının şifresini muhafaza etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının talimatı olmadan kısa süre içinde internet yoluyla hesabından havaleler yapıldığı, davalının kişisel bilgilerinin ele geçirilerek davacı hesabından başka hesaplara para aktarımını engelleyecek teknolojik alt yapı hazırlamadığı, gerekli tedbirleri almadığı, davacının dava tarihinde yürürlükte olmayan ticari reeskont faizi talep ettiği, bu istemin yasal faiz olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 18.784.00 YTL’nin 06.04.2007 tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarına gelince. Dava, banka hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bu dava, TTK.nunda mutlak ticari iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla davacı tarafın ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi talep etmesi mümkündür. Dava dilekçesindeki ‘ticari reeskont faizi’ ibaresinin ise, ticari işlerde uygulanan avans faizini kapsadığının kabulü gerekir.
Bu durum karşısında, hükmedilen alacağın ticari işlerde uygulanan avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2784, K. 2010/8866, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama