KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3014 E., 2010/9230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih ve 2007/3-2008/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır “... Kuru Temizleme” unvanı altında faaliyet gösterdiğini, anılan ibarenin 2005 yılında 37. sınıf hizmet yönünden marka olarak tescil edildiğini, davalının müvekkilinin marka ve unvanı ile iltibas oluşturan “...” unvanıyla müvekkilinin işyerine çok yakın yerde faaliyete bulunduğunu, eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkilinin ticaret unvanın kullanılmasının önlenmesine, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, fazlaya ilişkin hakkı saklı tutularak 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı şirket sahibinin kardeş olup, 1988 yılında başlattıkları ortaklıklarını 1996 yılında kurdukları ... Kuru Temizleme Ltd. Şti’nde devam ettirdiklerini, bu ibarenin ilk kez tarafların ağabeyi ... tarafından uzun yıllar önce kullanılmaya başladığını, müvekkilinin 2004 yılında davacı şirketten ayrılarak kendi adına işyeri açtığını anılan ibarenin gerçek hak sahibi Nazif’in izin ve imtiyazıyla kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “...” unvanının kullanım şekli itibariyle davacının marka hakkını ihlal ettiği, bu tarz bir kullanımın haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eyleminin önlenmesine, 1.000,00 TL maddi ve 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3014, K. 2010/9230, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama