KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3108 E., 2010/9012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.12.2008 tarih ve 2008/395 - 2008/597 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının elkoyduğu Yaşarbank A.Ş.'nin Ostim şubesinden dava dışı şirketin kullanmış olduğu kredinin kefili olduğunu, bankanın haksız ve hukuka aykırı şekilde hesabı kat ederek müvekkili hakkında takip başlatılması nedeniyle müvekkilinin ticari hayatının bitirildiğini, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zararının olduğunu, bunda davalı Yaşarbank A.Ş.'nin kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 77.532,267 YTL maddi ve 2.000 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, husumet itirazı ile birlikte esas hakkında da davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre Yaşarbank A.Ş. tarafından kredi hesabının kat edilmesi işleminden sonra devir ve birleşme sonucu bankanın tüzel kişiliğinin sona erdiği, davanın Oyakbank A.Ş.'ye karşı açılması gerektiği gerekçesiyle, husumetten davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kefili olduğu kredinin haksız olarak kat edilerek takibe geçilmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, davacının kefili olduğu hesabın kat işleminin Yaşarbank A.Ş. tarafından yapıldığı, bu bankanın yönetim ve denetiminin TMSF’ye geçtikten sonra Sümerbank A.Ş. ile birleşerek anılan bankanın tüzel kişiliğinin sona erdiği, daha sonra Sümerbank A.Ş.’nin Oyakbank A.Ş.’ye devredildiği, dolayısıyla davanın Oyakbank A.Ş.’ye karşı açılması gerektiği, husumetin TMSF’ye yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, husumetten davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, elkonulan bankaların TMSF bünyesinden çıkarılırken bankanın 3. kişilere karşı borç ve sorumlulukları ayrık tutulmak suretiyle devredildiği uygulamalardan bilinmektedir. Bu durumda, davaya konu Yaşarbank A.Ş.’nin Sümerbank A.Ş. ile birleşmesinde veya daha sonra Oyakbank A.Ş.’ye devri sırasında bankanın 3. kişilere karşı olan sorumluluklarının TMSF tarafından üstlenilip üstlenilmediğinin belirlenerek husumetin buna göre tesbit edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, anılan kredi borcu nedeniyle icra takibi ve davaların davalı TMSF tarafından takip edildiği de iddia edildiğine göre, bu iddianın da doğru olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, anılan hususlar araştırılarak oluşacak sonuca göre husumetin değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3108, K. 2010/9012, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama