KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3184 E., 2010/8885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.08.2007 tarih ve 2005/864-2007/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 26.06.2005 tarihli genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisinin bulunmadığını, alınan kararların batıl olduğunu, özellikle 6. A Bloklar başlığı altındaki maddenin 3. maddesinin aleyhlerinde hüküm doğurduğunu, tüm borçlarını makbuz mukabili ödediklerini ileri sürerek, “A Bloklar 3. madde” başlığı altında alınan kararların tedbiren durdurulmasına ve genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 25.05.2005 tarihli 35261 sayı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na başvuru yaptıklarını, temsilci ücretinin makbuz karşılığı yatırıldığını, toplantı tarihinde saat 12.00'ye kadar temsilcinin gelmemesi üzerine Tuzla Kaymakamlığı’na yazılı müracaat yapıldığını, günlerden pazar olması sebebiyle kaymakamlık kapalı olduğu için muhatap bulunamadığından saat 12:30'da toplantıya başlandığını, 1163 sayılı Yasa’nın 87.maddesine uygun hareket edildiğini, davanın MK’nun 2 ve 3. maddelerine aykırı olduğunu, davacıların bir müddet durduktan sonra toplantıyı terk ettiklerini, toplantıda hazır bulundukları halde muhalefet şerhi yazdırmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu genel kurul toplantı tutanağında toplantı saati olan 11.30’da gerekli çoğunluğun bulunduğu, 1 saat beklenildiği halde Bakanlık temsilcisinin gelmemesi üzerine saat 12.30’da toplantının açıldığının yazılı bulunduğu, tutanakta Bakanlık temsilcisinin gelmemesi üzerine mahalli idare amirliğine müracaat edildiğine dair bir kaydın mevcut olmadığı,
tutanakta Kooperatifler Kanunu'nun 87'nci maddesindeki prosedürün uygulandığına dair bir kayıt olmadığından bu tutanak esas alındığında Bakanlık temsilcisi bulunmadan yapılan toplantıda alınan tüm kararların yoklukla malül olduğu sonucuna ulaşılacağı, ancak genel kurulda alınan tüm karalar tek tek irdelendiğinde kararların kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurullarına aykırı bir yönü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, Bakanlık temsilcisi hazır bulunmadan yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, Bakanlık temsilcisi bulunmadan yapılan genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğu kabul edilip daha sonra işin esastan incelenmesi doğru değil ise de davalı kooperatif yetkilileri dava konusu genel kurulda Bakanlık temsilcisi görevlendirilmesi için gerekli ücreti 25.05.2005 tarih ve 0160481 nolu makbuz ile yatırmış, 25.02.2005 tarihli dilekçe ile bakanlık temsilcisi görevlendirilmesi konusunda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İstanbul Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü’ne müracatta bulunmuştur.
İstanbul Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü’nün 04.07.2005 tarihli yazısından da dava konusu genel kurula bakanlık temsilcisi görevlendirilmediğinden yatırılan ücretin iadesi için Eminönü Mal Müdürlüğü’ne talimat yazıldığı anlaşılmaktadır. Genel kurul tarihinde de saat 11.30’da yeterli çoğunluk sağlandıktan sonra 1 saat beklenilmiş ve Bakanlık temsilcisi gelmediği için toplantıya başlanılmıştır.
O halde, davaya konu genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisinin hazır bulundurulması ile ilgili olarak davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, bakanlık temsilcisinin toplantıya katılmamasında davalıya yüklenecek bir kusur bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, genel kurul toplantılarında bakanlık temsilcisinin hazır bulunması zorunlu ise de gerekli başvurunun yapılmasına rağmen bakanlık temsilcisinin toplantıya gelmemesi yokluk sonucunu doğurmaz.
Dairemizin yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir.( Dairemizin, 25.04.1994 tarih ve 5114/3450 E.K. sayılı ilamı, Gönen Eriş, Uygulamalı Kooperatifler Hukuku, 3.Baskı, Syf.1181-1182, yine Dairemizin, 26.01.2009 tarih ve 2007/11681 E. 2009/645 K. sayılı ilamı).
Açıklanan bu nedenle, mahkemece bakanlık temsilcisi bulunmadan yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğu gerekçesi yerinde değil ise de sonucu itibariyle doğru olan hükmün açıklanan değişik gerekçe doğrultusunda onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3184, K. 2010/8885, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama