KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3305 E., 2010/10018 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.10.2008 tarih ve 2008/141 - 2008/531 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ... Ltd.Şti'nin ticari kredi borçlusu diğerlerinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan 06.06.2001 tarihli borç tasfiye protokolünün 4.maddesinde, bankanın satın alacağı taşınmazı 31.12.2001 tarihine kadar teslim etmemeleri halinde her ay için 50.000 USD cezai şartı davalıların ödemeyi taahhüt ettiklerini, taşınmazdan ikisinin 30.04.2002 tarihinde teslim edildiğini, müvekkilinin 26.06.2001 tapu devir tarihi ile fiilen teslim olan 30.04.2002 tarihi arasındaki süre için 506.668 USD ceza şart alacağı doğduğunu ileri sürerek, şimdilik 50.000 USD cezai şartın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında borcun tasfiyesine ilişkin yapılan 06.06.2001 tarihli protokolde her bağımsız bölüm satış bedelinin 202.000 USD, ek protokolde aylık ecrimisil bedelinin 300.000 USD olarak belirlendiği, davalıların ikisi dışındakilerin tacir olmadıkları, ev kadını bulundukları, tacir davalı ...Ltd.
Şti.’nin 1.000.000.000 TL, diğer davalı tacir şirketin ise 2.000.000.000 TL sermayeli olduğu, 14.942.55 USD olarak belirlenen nihai cezai şart miktarının tacir olan şirketlerin dahi ikdisadi mahvı sonucunu doğuracağı, TTK'nun 24, BK'nun 20 ve 161 nci maddeleri birlikte değerlendirildiğinde tenkisinin gerektiği, bunun 5.000 USD olarak tayin edildiği, davalı tacir olmayanların 3.500 USD kısmından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ceza-i şart alacağının 14.942.55 USD olarak tayinine, bunun tenkisen 5.000 USD olarak belirlenmesine,
3.500 USD kısmından davalı gerçek kişilerin sorumlu olması kaydıyla anılan miktarın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3305, K. 2010/10018, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama