KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3494 E., 2010/9652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2006/743 - 2008/619 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıların ortağı olduğu 'DNA Sağlık Hizmetleri A.Ş.'ne 30.000 USD karşılığında % 5'er hisseyle ortak olmaları konusunda davalılarla anlaşma yaptığını, bu anlaşma gereğince paranın kendilerine teslim edildiğini, 25.08.2006 tarihinde ticaret odasından aldıkları cevapta ortak yapılmadıklarını öğrendiklerini, davalıların haksız olarak zenginleştiğini ileri sürerek, 30.000 USD'nın davalılardan 27.08.2003 tarihinden itibaren faiziyle müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., 09.05.2005 tarihinde davacıların ortak olarak kabul edildiğini, sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., hisselerini 06.05.2005 tarihinde davalı ...'e devrettiğini, sorumluluğun bu kişiye ait olduğunu, alınan paradan haberi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacıların 09.05.2005 tarihinde ortak yapıldığını, parayı müvekkilinin almadığını, sözleşme tarihinde şirketi temsile yetkili kişilerin diğer davalılar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacılar ile davalıların şirkete 30.000 USD karşılığı % 5'er hisseyle ortak olmaları konusunda anlaştıkları, davacılar tarafından ödemenin yapıldığı, fakat davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştikleri gerekçesiyle davanın kabulüne,30.000 USD'nın 27.08.2003 tarihinden itibaren Devlet bankalarının 1 yıl vadeli dolar mevduatına uyguladıkları en yüksek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, A.Ş. hisse satışı nedeniyle ödenen bedelin istirdadına ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davacı taraf, davalı tarafla aralarında dava dışı A.Ş.’nin hisselerinin satışı hususunda sözleşme yapıldığı, ancak şirket tarafından payların devredilmediğini ileri sürerek ödedikleri tutarın istirdadını istemiştir. Davalı taraf ise davacılara hissenin devredildiğini, kendilerinin şahsi muarazalarının bulunmadığını savunmuştur. Dosyaya ibraz edilen belgelerden davalı tarafın payların satımı hususunda davacı taraf ile sözleşme yaptığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, şirketin pay senedi çıkarıp çıkarmadığı tespit edilip henüz pay senedi çıkarılmamış ise taraflar arasında payın devri hususunda alacağın temliki hükümlerine göre yapılan sözleşmenin geçerli olacağı ve ortada davalılar yönünden başka bir haklı neden olmadan, taraflar arasındaki geçerli bulunan pay devrinden geri dönülemeyeceği nazara alınarak, uyuşmazlığın TTK’nun 415 ve devamı maddeleri gereğince değerlendirilip neticesine göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3494, K. 2010/9652, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama