KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3499 E., 2010/9623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2006/434-2008/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde “sektör sigorta poliçesi” ile sigortalı bulunan akaryakıt istasyonunda 26.05.2006 tarihinde meydana gelen yağış esnasında yıldırım düşmesi sonucu hasar oluştuğunu, hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 5.622,11 YTL’nin ihbar tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı ... olmasına rağmen sunulan faturaların ... Petrol Ltd.Şti.’ne ait olması nedeniyle davacının herhangi bir zararı bulunmadığını, yıldırım düşmesi halinde sigortalı mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararların teminat altına alındığını, olayda böyle bir zararın olmadığını, bu sebeple istenen miktarın teminat harici olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, vergi kayıtlarına göre akaryakıt istasyonun davacı adına kayıtlı olduğu, yıldırımın doğrudan sigortalı işyerine düşmemekle birlikte yakınına düşmesi ile hasarın oluştuğu ve bundan dolayı doğrudan meydana gelen bir zararın bulunduğu, teminat kapsamında olduğu, bilirkişiler KDV’siz fatura bedelindeki asıl miktarın doğrudan zarar olduğunu bildirmiş ise de KDV miktarının esas alınması gerektiği, KDV’li miktar üzerinden % 20 kazanım tenzili yapılması sonucu davacının talep edebileceği miktarın 4.498,00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.498,00 YTL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3499, K. 2010/9623, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama