KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3822 E., 2010/10045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2005/383-2008/708 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı kooperatifin eşit büyüklükte dört parsel üzerinde bir site oluşturmak üzere kurulduğunu, davalı gerçek kişilerin en önde bulunan parsele 12 adet villa yaparak, bunları kendi adlarına tapuda tescil ettirdiklerini, müvekkillerine ise en arkada aynı büyüklükte olan parselde 24 adet villa yaparak tapuda tescil ettirdiklerini,tüm üyelerin eşit aidat ödemesine rağmen davacılara hisse itibariyle küçük ve coğrafi konum olarak daha değersiz olan villalar verildiğini, davacı ve davalılara ait villalar arasındaki değer farkının ödenmesi yönünde gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, toplam 16.000.000.000 TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ... ve kooperatif vekili, konutların dağıtımının 1989 ve 1992 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlara göre yapılıp, tüm ortaklardan taahhütname alındığını, kooperatife giriş tarihine göre kendi seçtikleri konutta 6 yıldır oturan ve en az 8 yıldır bu konuda itirazı olmayan davacılar taleplerinin zamanaşımına uğradığını, villaların hepsinin bina itibariyle eşit olduğunu, reel olarak davalı önceki ortakların davacılara göre daha fazla aidat ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili ile davalılar Halis, İzzet ve ... vekili, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, yapılan işlemlerin genel kurul kararlarına uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 12.09.1989 tarihli genel kurulda konut tahsislerinin ortaklığa giriş tarihinde mevcut konutlardan isteğe göre yapılmasına karar verildiği,toplantıya bütün ortakların asaleten ve vekaleten katıldığı,genel kurul kararının bütün ortaklar için bağlayıcı olduğu,arsa payının azlığının davacılar lehine tazminatı gerektirmeyeceği,genel giderlere katılma payının arsa payı oranında olduğu,arsa payı fazlalığının yarardan çok zarar getirdiği gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3822, K. 2010/10045, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama