KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3882 E., 2010/9965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2008/230-2008/1540 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya mal ve hizmet teslimi yaptığını, davalının ödemelerini önceleri düzenli olarak yapmasına rağmen takip talebine konu alacağı ödemediğini, müvekkilinin 3.889,64YTL’lik alacağının tahsili için davalı aleyhinde yapılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cari hesap kayıtları incelendiğinde müvekkilinin borcu olmadığının görüleceğini, müvekkili tarafından davacıya kesilen 13.11.2007 tarihli fiyat farkı faturasının davacı tarafından cari hesaptan düşülmediğinden alacak iddiası ileri sürdüğünü, fiyat farkı faturasına 8 gün içerisinde itiraz edilmediğinden bu faturanın kesinleştiğini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini ve inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki temel ilişki çerçevesinde 13.11.2007 tarih ve 39257 nolu fiyat farkı faturasının davacıya tebliğ edildiği, davacının fiyat farkı faturasına itiraz etmeyip kesinleştiği, davacı hesap bakiyesi ile davalı tarafça beyan edilen fiyat farkı faturası tutarının aynı olduğu, davalının herhangi bir borcu bulunmadığı, davacının kötüniyetli olarak icra takibi yapıp, itirazın iptali davası açtığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak üzerinden % 40 tan az olmamak üzere hesaplanan 1.563,00YTL inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK’nun 23 .maddesi hükmüne göre “ticari işletmesi gereği bir mal satmış veya imal etmiş yahut bir yarar sağlamış olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve faturanın bedeli ödenmişse bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
Bu faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır”. Davacı şirket davalı şirkete taşıma hizmeti vererek, bu hizmet karşılığında navlun alacağı için 8 adet fatura kesmiştir. Davalı taraf davacının fazla talep ettiğini iddia ettiği kısım için 13.11.2007 tarih 39257 nolu 3.660,52 YTL bedelli fiyat farkı faturası keserek davacıya göndermiştir.
Ancak bu fiyat farkı faturasının kaynağı, hangi nedenden doğduğu davalı tarafından açıklanmadığı gibi dosya içeriğinden de anlaşılamamaktadır.
Kural faturanın tebliğinden itibaren faturayı alan tarafın 8 gün içinde itiraz etmemesi halinde fatura içeriğini kabul etmiş sayılması hukuki ilişkinin varlığı konusunda değil var olan hukuki ilişki ile ilgili fatura içeriğinde belirtilen hususlar ile ilgili olup somut olayda davalının niçin fiyat farkı faturası kestiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Mahkemece, davalı tarafa dava konusu fiyat farkı faturasını hangi nedenle kestiği açıklattırılıp, taraf defter ve kayıtlarında böyle bir borç olup olmadığı, yine dava konusu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı diğer taraf delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3882, K. 2010/9965, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama