KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3933 E., 2010/9955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 tarih ve 2008/88-2008/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin unvanının, davalı şirketin unvanından daha önce tescilli olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin unvanında geçen “...” kelimesinin davalı unvanından terkini, unvana tecavüzün önlenmesini, hükmün ilanını, davalının “...” tescilli markasının terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş; karşı dava açarak, müvekkilinin tescilli markasını karşı davalının unvanında ve tanıtım reklam vasıtalarında TIR’larda kullanarak markaya tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün durdurulmasını, giderilmesini, ürünlerin toplanmasını, imhasını, hükmün ilanını, “...” kelimesinin unvandan silinmesini talep ve dava etmiştir.
İzmir Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar Dairemzice bozulmuş, bozmaya uyulmuş, kararı temyiz edilen mahkemece, asıl davada unvan silinmesine ilişkin istemin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Asıl dava, davacı unvanında geçen "..." ibaresinin davalı unvanından terkini vs. istemlere ilişkin olup mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, yanlızca anılan ibarenin davalı unvanından silinmesi suretiyle davacı şirketin unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmesine işaret edilmesine rağmen, yazılı şekilde davalı-karşı davacının tüm unvanına yönelik hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3933, K. 2010/9955, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama