KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4306 E., 2010/10781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 tarih ve 2008/522 - 2008/793 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 06.04.2008 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında isminin olmadığını saptadığını, yetkililer ile görüştüğünde üyelikten çıkarıldığını öğrendiğini, müvekkilinin adresinin davalı kooperatife bildirilmesine rağmen ihtarnamelerin ilanen tebliğ edildiğini, Tebligat Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca ilanen tebligat yapılabilmesi için tebligata yarar adresin usulünce araştırılmasına rağmen tespit edilememesinin gerektiğini, bu konuda ispat yükünün davalıda olduğunu, cüzi miktardaki borcun tahsili işlemi yapılmadan ortaklıktan çıkarma yoluna gidilmesinin kötü niyetin göstergesi olduğunu, ayrıca müvekkilinin borcunun da olmadığını ileri sürerek, ortaklıktan çıkarılma kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ortaklıktan çıkarılma kararının iptali davalarının, çıkarılma kararının ortağa tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde açılmasının gerektiğini, davanın açılış tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının aidat borcunu ödememesi nedeni ile hakkında 1. ve 2. ihtarnamenin keşide edildiğini, davacının kendi bildirdiği adreslerine tebligat yapılarak işlemlerin gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatif yönetim kurulunun 26.07.2007 günlü kararından davacının toplantıya katılıp katılmadığının anlaşılamadığı, davalı kooperatifin savunduğu üzere davacının adres değişikliğinin bildirilmesinin davacıya tebliğ edildiğinin belirlenemediği, davacıya çıkartılan birinci ihtarın yasal şartları taşımasına rağmen ikinci ihtarın aidat borcu ve faizin ayrı ayrı belirtilmemesi nedeni ile yasal şartları taşımadığı, davacının adresi konusunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan ilanen tebligat yapıldığı,
davacının ihracına ilişkin olarak kooperatifçe yapılan ihtarların ve alınan ihraç kararının yerinde olmadığı, usulüne uygun yapılan ilan bulunmadığından davalı tarafın süre konusundaki savunmasının kabul edilmediği gerekçesi ile davacının davalı kooperatifin üyeliğinden ihracına ilişkin davalı yönetim kurulunun 10.07.2007 tarih 23 sayılı ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4306, K. 2010/10781, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama