KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4607 E., 2010/10734 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2008 tarih ve 2007/753-2008/865 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin internet üzerinden kredi kartı ile ürün pazarladığını, müvekkiline internet üzerinden 28.03.2007 tarihinde 1.711,47 YTL tutarında sipariş verildiğini, onay ve provizyon işlemlerinin tamamlanmasından ve kredi kartı muhatabı banka tarafından onay işleminin tamamlanmasından sonra malların alıcısına teslim edildiğini, ancak davalı bankanın müvekkili hesabındaki paraya bloke koyduğunu ve geri çektiğini ileri sürerek, 1.711,47 YTL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, yargılamaya katılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bankaca verilen pos cihazını kullanıldığı, bankanın gerekli provizyonu verdiği, satışın verilen provizyona onaya istinaden gerçekleştiği, davalının işlemlerin usulsüz ve sahte kredi kartı ile gerçekleştirmiş olduğundan bahisle üye iş yeriyle imzalanan kartlı ödemeler sözleşmeleri gereğince davacının hesabına 12.04.2007 tarihinde bloke koyduğu, ancak sahte kredi kartı işlemleriyle ilgili yasal belge sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sahte kredi kartı kullanılarak yapılan işlem nedeniyle üye iş yerine davalı banka tarafından ödenmeyen alacağının tahsiline ilişkindir.
Mahkemece, davalı bankanın sahte kredi kartıyla ilgili yasal belge sunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki üye iş yeri ve kredi kartı sözleşmeleri incelenmemiş, tarafların bu sözleşmeler uyarınca ilişkileri ve konumları değerlendirilmemiştir. Davada ispat külfeti davacı taraftadır. Davalı taraftan istenecek sözleşmeler incelenerek, bankanın sorumluluğu değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4607, K. 2010/10734, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama