KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4608 E., 2010/10954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2008/102-2008/1275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olup, davalı tarafından ödenmeyen 3 tali hat, emlak vergisi ve sayaç giderlerinin tahsili için müvekkili tarafından icra takibine geçildiğini, ancak davalının itirazda bulunduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu, davalının müvekkili kooperatif tarafından verilen hizmetlerin karşılığını ödemekle yükümlü bulunduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin devamına ve % 40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, icra takibinde ve davada istenen alacağın kaynağının belli olmadığını, genel kurul tarafından tespit edilen aidatları ödediğini, aidat borcunun bulunmadığını, istenen miktarların hangi genel kurul kararına dayalı olduğunun ortaya konulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının emlak vergisinden, doğalgaz tali hat yapımından ve su sayacından kaynaklanan alacakları toplamının 2.690,00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takip tarihinden önce talep edilen faize yönelik talep yerinde görülmediğinden reddine, asıl alacak miktarı üzerinden takdiren % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile genel kurullarda emlak vergisinin ortaklardan tahsil edilmesi yönünde karar da alınmış olduğundan davalı tarafın emlak vergisi alacağı yönünden takibe yaptığı itiraz yerinde bulunmadığından davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif tarafından ödenen vergiler ve yapılan hizmetlerden dolayı oluşan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı kooperatif, doğal gaz hat yapımı ve davalıya ait işyerinin sayacının değiştirilmesinden doğan alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibine geçmiş ise de anılan alacak kalemleri ile ilgili olarak genel kurullarda alınmış bir karar bulunmamaktadır.Ortakların kooperatife karşı olan akçalı yükümlülüklerinin tespitinde tek yetkili organ genel kurul olup, genel kurulun bu hususa ilişkin yetkisinin devri mümkün değildir.
Davacı kooperatife ait genel kurullarda ortaklardan alınacak aidat miktarları ile bunların geciktirilmesi halinde ödenmesi gereken gecikme faizi oranlarının ayrıca ve açıkça kararlaştırılmış olmasına göre de ortakların kooperatife karşı ancak genel kurullarda karar altına alınmış bulunan bu miktarlar itibariyle sorumlu tutulmaları mümkündür.Bu durumda kooperatif yönetiminin harcamalarda bulunulduğundan bahisle genel kurullarda karar altına alınmamış hususlarda borç kalemleri çıkarmak suretiyle ortaklardan para tahsili yoluna gitmesi Kooperatifler Yasası ve anasözleşme hükümlerine aykırı olduğundan mahkemece takibe konu alacaklardan doğal gaz
hattı yapımı ve sayaç değişimine ilişkin olarak yapıldığı ileri sürülen miktarlara yönelik davalı itirazının kabulü ile bu miktarlara ilişkin itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde anılan miktarlara yönelik davanın da kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4608, K. 2010/10954, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama