KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4908 E., 2010/11081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.12.2008 tarih ve 2008/318 - 2008/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerine isabet eden konutların güney cephesinde yola bakan sınırda perde beton duvar yapılmadığını, yol ile bina zemini arasında oluşan kod nedeniyle arsanın yola kayma eğilimine girdiğini, çocuklar için tehlike arz ettiğini, çirkinlik oluşturduğunu, ayrıca müvekkillerinin konutlarının etrafının çimlendirilmediğini, boru ve fıskiye yapılmadığını, müvekkillerinden ...'nin bahçesi içerisine vurulan kuyunun elektrik kablolarının ve saatinin yüzeyde bırakılmasının tehlike ve çirkinlik arz ettiğini, logar işine alınıp kapakla kapatılması gerektiğini,
diğer üyelere yapılan bu işlerin davacılara yapılmamasının eşitlik ilkesine aykırı düştüğünü, tasfiye kurulunun görevlerinin sınırlı olduğundan bahisle davalının, ihtarnameye olumsuz yanıt verildiğini, bu davanın tasfiye işini bekletici mesele olması gerektiğini, davacılara yönelik kasıt bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik toplam 20.000.000.000.-liranın ihtar tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılmayan işlerden tüm ortakların etkilendiğini, davacıların eksiklik kendilerine aitmiş gibi dava konusu etmelerinin ve tahsil davası açmalarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, konut binaları dışında bütün alanların ortak alanlar olup bütün üyelerin ortak yararlanmalarına tahsis edildiği, sadece bir üyeye ayrılan duvar, çit gibi sabit sınırla çevrili hiçbir taşınmaz kısmı bulunmadığı, dava konusu ortak adanın en dış çevre duvarının da davacı üyelere belli taşınmaz parçasını ayırmadığı, davalı kooperatifin dış sınırını çevirdiği, dava konusu işlerin davacıların konutları ve tasarruf alanlarıyla doğrudan ilgili olmadığı, diğer üyelerinde yararlanabileceği alanlar olduğu,
bu durumda davacı üyelerin doğrudan tahsil davası açmalarının doğru olmadığı, davacıların tasfiye kuruluna başvurup konunun genel kurul gündemine alınmasını istemeleri, istemlerinin tasfiye kurulunca reddi halinde genel kurul gündemine madde ilavesiyle ilgili haklarını, koşulları ve usulü dairesinde kullanmaları, genel kurulda aksi yönde karar çıkması halinde genel kurul kararının iptaline yönelik dava haklarını kullanmaları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4908, K. 2010/11081, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama