KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5041 E., 2010/11659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tarsus 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2007/806 - 2008/1547 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılım yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından taşınan kolilerden 5 tanesinin müvekkiline teslim edilmiş olduğunu ancak 1 kolinin teslim edilmediğini, davalı şirket tarafından teslim edilmeyen malların bedeli olan 3.497,36 YTL’nın davalıdan istenmiş olmasına rağmen davalının ödemede bulunmadığını, kaybolan malların bayan giyim ürünü olup, müvekkilinin malların bedeli kadar zarara uğradığı gibi sözkonusu malları satamaması nedeniyle de 250 YTL tutarında kardan yoksun kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.497,36 YTL mal bedeli ile 250,00 YTL yoksun kalınan kar toplamı olan 3.747,00 YTL’nın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin ikametgah adresinin İstanbul’da bulunduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde davacı olarak gösterilen ... ve Murano Mağazasının davacı sıfatının olmadığını, esasa ilişkin olarak da kargonun içeriği konusunda müvekkili şirkete bir beyanda bulunulmadığını, dolayısıyla taşınan eşyanın zarar ve ziyanından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının taşıdığı kargolardan birinin kaybolduğunun davalı tarafından da kabul edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.497,36 YTL mal bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yoksun kalınan kara ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılım yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile taşınan eşyanın teslim yerinin Tarsus olması karşısında akitten doğan işbu uyuşmazlıkta akdin ifa yerindeki mahkeme de yetkili bulunduğundan davalının yetki itirazının yerinde olmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı tarafından taşınan eşyalardan bir kısmının kaybı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı şirket tarafından yapılan taşıma sonucu davacıya teslimi gereken 6 adet koliden 5 adedinin teslim edildiği, 1 adedinin ise teslim edilmediği hususlarında bir çekişme bulunmamaktadır.
Davada çözümü gereken yön kaybolan kolinin değeri ve davalının teslimini gerçekleştiremediği 1 adet koliden dolayı davacıya ödemesi gereken bedele ilişkindir.Davaya konu taşıma iç taşıma olup, bu konuda uygulanması gereken TTK’nun 785. maddesinde zıyadan doğan tazminatın taşıma senedine geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat taşıyıcıya bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin olunacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, taşıma senedinde yazılı bir değer ile taşıyıcı tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut değildir.
Taşınan eşyanın giyim eşyası olduğu ileri sürülmekte olup, buna ilişkin fatura da ibraz edilmiştir.Göndericinin tekstil şirketi olduğu, alıcının da tekstil işiyle uğraştığının dosya kapsamından anlaşılmasına ve davacı tarafından gönderici şirket tarafından düzenlenen faturanın da ibraz edilmiş olmasına göre taşımaya konu 6 adet kolinin faturada belirtilen eşyalara ilişkin olduğunun kabul edilerek,
mahkemece giyim sektöründen bir kişi ile mali müşavirden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla her bir kolide ne kadar eşya taşınabileceği ile kaybolan 1 adet kolideki eşyanın anılan madde uyarınca gönderilene teslim edileceği yerdeki değerinin tespiti gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan, anılan yönleri açıklığa kavuşturan, gerekçeli, bilimsel ve denetime elverişli bir rapor alınmadan davacının istediği mal bedelinin hüküm altına alınması suretiyle kaybolan eşyadan dolayı davacının isteyebileceği miktar yönünden inceleme yapılmaması doğru görülmemiş,
eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5041, K. 2010/11659, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama