KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5185 E., 2010/11653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında Görülen davada Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2009 tarih ve 2008/237-2009/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi Davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Prof.Dr....’ın 15.12.2007 tarihinde öldüğünü, murisin 13.09.2006 tarihli vekaletname ile davalılardan ...’e Siverek ilçesi hudutları dahilindeki taşınmazlara ilişkin davalı banka şubelerine başvurarak adına tahakkuk etmiş ve edecek hak ve alacakları tahsil etmek konusunda yetki vermiş olduğunu, ancak ...’ın 15.12.2007 tarihinde ölümü ile verilen bu vekaletin geçersiz hale geldiğini, buna rağmen ölüm tarihinden sonra çiftçilere destek kapsamında Ziraat Bankası Siverek Şubesi'ne yatırılan paraların davalı ... tarafından çekildiğini,
davalıların Siverek’te tanınmış bir şahsiyet olan ...’ın ölümünü bilmemelerinin mümkün olmadığını, davalıların bu nedenle kusurlu bulunduklarını ileri sürerek, hesaptan çekilen toplam 12.300,00 YTL’nin davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., ikametgahının ve para çekme işlemini yaptığı yerin Siverek olduğunu, bu nedenle davanın anılan yerde açılması gerektiğini savunarak, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini istemiştir.
Davalı banka vekili, davacıların murisinin vefatına ilişkin olarak müvekkili bankaya resmi veya sözlü herhangi bir bilginin verilmemiş olduğunu, müvekkilinin şahısların ölümlerine ve vekalet ilişkilerine dair gelişmeleri re'sen takip etmesinin mümkün olmadığı gibi kanunen böyle bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, davacıların vekaletnamenin geri alınması konusunda gereken tedbirleri almakta geç kalmış olduklarından kusurlu bulunduklarını, iyiniyetli olan müvekkili bankadan herhangi bir talepte bulunamayacaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ...’ün yasal süresi içinde yetki itirazında bulunması nedeniyle yetki itirazının kabulü ile dosyanın bu davalı yönünden tefrik edilerek bu davalı hakkındaki davanın yetkili Siverek Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, davalı banka yönünden açılan davada ise davacıların murisinin ...’e verdiği vekaletnameye istinaden paraların ilgili kişiye bankaca ödendiği, genel vekaletnamenin bankada bulunduğu, her seferinde vekaletname ibraz edilmediği, davacılar tarafından vekaletnamenin hükümsüz kaldığı yönünde davalı bankaya herhangi bir ihbarın yapılmadığı,
ödemelerden dolayı davalı bankaya kusur izafesinin mümkün bulunmayıp, davalı bankanın sebepsiz zenginleşmesinin de sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5185, K. 2010/11653, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama