KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5300 E., 2010/11900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Sayısı
- 2005/279 ESAS
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2005 tarih ve 2005/233-2008/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkillerinden ...’in kefili olduğu kredi borcu nedeniyle davalı banka tarafından her iki müvekkilinin müşterek hesabında bulunan paranın kredi borcuna mahsup edildiğini, oysa hesap kat ihtarının müvekkillerine bildirilmediği gibi, müvekkili ...’ın kredi borcuna kefaletinin de bulunmadığını ileri sürerek, toplam 30.462 EURO’nun temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların müşterek hesaba ilişkin sözleşmede hesap sahiplerinden birinin başka bir nedenle davalı bankaya olan borcundan dolayı bankanın hesap üzerinde takas ve mahsup hakkının bulunduğunun davacılar tarafından kabul edildiği, müşterek hesap sahiplerinden davacı ...’in kefili olduğu kredi nedeniyle borçlu olduğu, bu borcun davalı banka tarafından anılan sözleşmeye göre davacıların hesabından mahsup edilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5300, K. 2010/11900, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama