KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5954 E., 2010/12189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.01.2009 tarih ve 2006/357 - 2009/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ziraat Bankası Çorum Şubesi'ne 28.000 Euro yatırarak vadeli döviz tevdiat hesabı açtırdığını, 22/11/2004 tarihinde bu paranın çekilmiş olduğunu fark ettiğini, müvekkilinin bu tarihte yurtdışında bulunduğunu, vadeli hesabı ile ilgili işlem yapması için hiçbir şahsa ve şube personeline yazılı veya sözlü talimat vermediğini, davalı bankadan parasını almak istediğinde parasının çekilmiş olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını,
meydana gelen zarardan davalı bankanın kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 28.000 Euro’nun 22/11/2004 tarihinden itibaren davalı bankadan hesabın açıldığı tarihteki cari vadeli mevduat faiz oranları üzerinden hesap edilecek işlemiş ve dava sonuna kadar işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25/09/2008 tarihli ıslah dilekçesiyle 28.000 Euro’nun dava tarihinden, 1.156,85 Euro’nun ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereği yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2005 yılı Ağustos ayında hesabından 22/11/2004 tarihinde para çekildiğini öğrendiğini, bu nedenle BK. 306, 307 ve 55. maddelerine göre 6 aylık ve 1 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, ayrıca müvekkilinin ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, buna rağmen bir kısım kişi ya da kişilerin kötüniyetli ve kasıtlı haksız eylem ve işlemlerinin önüne geçemediğini, müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını savunarak davanın zamanaşımından veya esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davalı vekilinin zamanaşımı definin yerinde olmadığı taraflar ki arasında sözleşme ilişkisinden dolayı davalının akdi sorumluluğunun bulunduğu ve BK. 99/2 maddesi gereği hafif kusurlardan dahi sorumlu olduğu, davacıya ait paranın usulsüz tediye fişiyle banka çalışanı tarafından zimmete geçirilmesinden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle 28.000 Euro’nun dava tarihinden, 1.156,85 Euro’nun ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereği devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5954, K. 2010/12189, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama