KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6497 E., 2010/12775 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2009 tarih ve 2009/85-2009/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Konya acentesi olarak çalışan dava dışı firmanın acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, fesihnamenin tescili talebinin davalı tarafından kabul edilmediğini, müvekkil şirketin işlemin ilgilisi olduğunu, fesihname işleminin tescil ve ilan edilmesinin üçüncü kişilerin fesih keyfiyetinden haberdar bulunması ve haklarının haleldar olmaması için gerekli olduğunu, dava dışı akit ile aralarında ihtilaf bulunduğunu, kendisinin tescile yanaşmadığını, acentenin feshi kabul etmesinin gerekmediğini ileri sürerek, davalı memurluğun kararının kaldırılmasına ve tescilin sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, terkin isteminin dava dışı acente tarafından yapılması gerektiğini, davacının ‘ilgili’ kapsamında yer almadığını, kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı firmayla 29.03.1995 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığı, TTK.nun 121/2. maddesinde acentelere müvekkilleri adına akit yapma selahiyetini veren vesikaların acente tarafından tescil ve ilan ettirmesinin mecburi olduğunun hükme bağlandığı, aynı Kanunun 30. maddesinde tescil talebinin ilgililer veya mümessiller yahut halefleri tarafından salahiyetli sicil memurluğuna yapılacağının düzenlendiği,
yine 38. maddesine göre de ticaret sicili kayıtlarının nerede bulunursa bulunsunlar 3. şahıslar hakkında ilandan sonra hüküm ifade edeceği, 30. maddedeki "ilgililer" in tescil edilen husus kimin hukuki yararı ile doğrudan ilgiliyse o kişiyi kapsayacağı, davacının ilgili kapsamında kaldığı, feshin tescilini istemede haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı kararının kaldırılmasına, tescilin sağlanmasına ve gerekli ilanların yapılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı temsilcisinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6497, K. 2010/12775, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama