KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6636 E., 2010/12864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2007/206-2009/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Akbank İzmit Şubesinde Çatı hesabı açtırdığını, axess kredi kartı harcamaları ile elektrik, su, cep telefonu ve ev telefonu faturalarının bu hesaptan ödenmesini talep ettiğini, 17.02.2003 son ödeme tarihli kredi kartının asgari ödeme tutarının hesaptan çekildiğini, kalan kısmının 19.02.2003 tarihinde hesaptan çekilerek kapatıldığını, sonraki ekstrelerdeki kredi kartı borçlarının da asgari ödeme talimatı olmamasına rağmen borcun tamamı alınmayarak asgari ödeme tutarlarının hesaptan alındığını, fazladan faiz ödemek zorunda kaldığı için zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000 TL tazminatın reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, 16.12.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 22.647 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının kullandığı axess kartının davacıya ait jest olarak verilen eski visa kartının devamı niteliğinde olduğunu, visa kartının asgari ödeme tanımlı olduğunu, bu nedenle bu kartın devamı olan axess kartının da otomatik ödeme talimatının asgari ödemeye tanımlı olduğunu, 18.02.2003 tarihinde davacının hesabından kredi kartının asgari tutarının kesildiğini, kalan kısmının bir gün sonra davacı tarafından yatırıldığını, davacının kredi kartının tamamının ödenmesi hususunda talimatının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, kredi kartı ve otomatik ödemeyle ilgili sözleşme bulunmadığı, 17.02.2003 son ödeme tarihli Ocak ayı ekstresinin 1.638,91 TL olduğu, davacının çatı hesabında yeterli para olmasına rağmen son ödeme tarihinde hesabından asgari ödeme tutarı olan 201.90 TL çekildiği, 19.02.2003 tarihinde kalan kısmın davacı tarafından para çekilerek kapatıldığı, bu durumun davacının asgari ödeme yapmayı düşünmediği, kartın tüm borçlarını kapatmayı tercih ettiğini gösterdiği,
ekstrelerin altında “Başvuru formunda minimum ödeme tutarı opsiyonunu seçmediğiniz takdirde son ödeme tarihi itibariyle dönem borcunuzun tamamı hesabınızdan çekilecektir” ibaresi mevcut olup bunun aksinin, çatı hesabından asgari tutarın kesileceğinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davalının bu durumu ispat edemediği, davacının fon hesabında para bulunması ve düşük faiz alırken kredi kartına asgari ödeme yaparak yüksek faize maruz kalmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı,
davacının fazladan faiz ödemek zorunda kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.000 TL’nin dava tarihinden, 16.947 TL’nin ıslah tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalı bankada bulunan çatı hesabından davacıya ait kredi kartı borcunun asgari ödeme tutarlarının kesilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır. Olayda 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 44. maddesinin ve 4077 sayılı yasanın 23. maddesinin uygulanması söz konusu değildir. Taraflar arasında kredi kartı sözleşmesi imzalanmamış olup dava bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bu nedenle, HUMK'un göreve ilişkin kuralları uygulanarak davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekirken tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6636, K. 2010/12864, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama