KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6834 E., 2011/167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2007/407 - 2008/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kamu yararına faaliyet gösteren dünyanın önde gelen yardım kuruluşlarından olduğunu, ‘Kızılay’ adının marka olarak kullanılmasının 556 sayılı KHK' nun 7/1-g maddesi, Paris Sözleşmesinin 2. mükerrer 6. maddesi ve Cenevre Konvansiyonuna göre yasak olduğunu ancak davalının 'Kızılay' ibaresini marka olarak kullanarak karışıklığa neden olduğunu ileri sürerek, davalının 'Kızılay' ismini kullanmasının önlenmesine, anılan ibarenin her türlü ticari faaliyette kullanılmasının yasaklanmasına, markanın hükümsüzlüğüne ve kararın yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, 'Kızılay' ibaresini marka olarak kullanmadıklarını, ticaret unvanı olarak kullandıklarını, anılan ibarenin şirketin kurucularının soyadı olduğunu, davadan sonra şirket unvanından ‘Kızılay’ ibaresini çıkararak ticaret sicilinde tescil ettirdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 'Kızılay' ibaresinin davalı adına marka olarak tescilli olmaması nedeniyle hükümsüzlüğünün istenemeyeceği, anılan ibarenin davalı tarafından markasal olarak kullanıldığına ilişkin kanıt bulunmadığı, ibarenin ticaret unvanı olarak tescilli olduğu, tescilli ticaret unvanının terkine kadar korunacağı ve davacının terkin isteminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6834, K. 2011/167, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama