KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7206 E., 2011/137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.12.2008 tarih ve 2008/703 - 2008/840 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, Turmarin Yatçılık ve Turizm Ltd.
Şti‘nin davalı bankanın Ümraniye Şubesi'nden kullandığı kredilerden kaynaklanan borcuna karşılık müvekkili müteselsil kefiller tarafından muhtelif tarihlerde davalı bankaya toplam 11.249.000.000 TL ödeme yapıldığını, BK.nun 147 ve 499.maddeleri gereğince müvekkillerinin rücu hakkını kullanabilmesini teminen kredilerin teminatı olarak borçludan alınan ipotek, yat rehni, kambiyo evrakları, diğer hak ve alacakların müvekkillerine devri talep edildiği halde davalının bugüne kadar taahhüt ettiği bu edimini yerine getirmediğini ileri sürerek,
muhtelif tarihlerde yapılan toplam 11.249.000.000 TL’lik ödemenin, her bir ödemenin yapıldığı tarihten dava tarihine kadar işleyen reeskont oranında faiziyle birlikte ulaştığı miktar kadar davalının elinde bulunan rehinlerin ve nakde tahvile medar olabilecek senetlerin davacılara teslim edilmesine, bunun mümkün olmaması halinde aynı meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, banka kayıtlarında müteselsil kefil davacıların 6.142.000.000 TL ödemesi göründüğünü, bunun dışında ödeme kaydına rastlanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıların öncelikle asıl borçlu firmaya ödeme gücü oranında rücu edebilecekleri, ancak asıl borçlunun aczi ve ödeme gücü olmadığının ortaya çıkması halinde kefil olan davacıların zararından bahsedilebileceği, somut olayda bu koşulun gerçekleşmediği, davacıların henüz bir zarara uğramış sayılmayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7206, K. 2011/137, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama