KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/802 E., 2010/6441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2007/32 - 2008/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 132 sayılı Yasa ile kurulan Türk Standartları Enstitüsü’nün “TSE” markasını beş ayrı biçimde düzenleyerek tescil ettirdiğini, davalı firma ile müvekkili arasında bir lisans sözleşmesi olmadığı halde davalının "TSE" markasını kullanarak marka haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün önlenmesine, "TSE" markası basılı her türlü evrak broşür ve ürünlerin toplatılarak muhafaza altına alınmasına, şimdilik 4.808,50 TL maddi, 41.130,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile tahsiline, hükmün gazete ile ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının satışına göre ödemesi gereken maddi tazminat miktarının 1.193,95 TL olduğu, bu meblağa 75,00 TL maktu belge ücreti ve 500 TL belge kullandırma ücretinin ilave edilmesi gerektiği, manevi tazminat miktarının ise maddi tazminat miktarı ile mütenasip olacak şekilde 3.000,00 TL olarak tespitinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının davacı marka hakkına tecavüzünün önlenmesine, davacı markasını taşıyan ürün, basılı evrak ve broşürlerin toplatılmasına, ürün üzerindeki TSE ibaresinin çıkartılarak istek halinde davalıya iadesine, 1.768,95 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, ilana, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına TSE Belgelendirme Talimatı uyarınca manevi tazminata hükmedimesinin mümkün olmamasına, her ne kadar manevi tazminata hükmedilmesi doğru değil ise de takdir edilen tazminat miktarı nazara alındığında hükmedilen meblağın yerinde bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı kurum adına tescilli “TSE” markasının haksız olarak kullanımından kaynaklanan tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, toplatma ve ilan istemlerine ilişkindir.
Mahkemece dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu verilen rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Alınan rapor karar vermeye yeterli olmadığı gibi, davacı vekilinin rapora itirazları da yeterince incelenip değerlendirilmemiştir.
Davacı Enstitü, maddi tazminat istemini TSE Belgelendirme Talimatına dayalı olarak istemiştir. Türk Standartları Enstitüsü Belgelendirme Talimatı’nın 29. maddesinde, sözleşme akdetmeyerek Enstitüyü maddi zarara sokmaları nedeniyle dava tarihindeki, maktu belge ücreti, belgelendirme avans ücreti, taban miktardan az olmamak üzere marka ve belge kullandırma ücreti toplamı kadar maddi tazminat davaları açılır denilmektedir. Davacıda davasını anılan 29. maddeye dayalı olarak açmış bulunmaktadır. Ne varki, bilirkişi davalının yıllık satış miktarı üzerinden farazi marka kullanma ücreti hesaplanmış, mahkemece de bu hesaplama kabul edilmek suretiyle davacı yararına maddi tazminata karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının maddi tazminat kalemi yönünden TSE Belgelendirme Talimatı'na göre denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/802, K. 2010/6441, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama