KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8194 E., 2011/1329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2009 tarih ve 2008/354-2009/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşıma sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşmede belirtilen transit süresinin aşılmasını gerekçe göstererek alacak talebinde bulunduğunu, müvekkilince bu talebin reddedilmesi üzerine davalının icra takibi başlattığını, her ne kadar davalı sözleşmede belirlenen cezai şarta dayanarak talep de bulunmuş ise de, CMR Konvansiyonu hükümlerine göre cezai şart kararlaştırılmasının mümkün olmadığını, bir an için sözleşmede kararlaştırılan bedelin tazminat olduğu düşünülse dahi gecikmeye bağlı olarak tazminat ödenmesi koşullarının oluşmadığını,
davalının borcun sebebini bekleme ücreti olarak tanımladığını, ancak müvekkilinin taşıyan olması nedeniyle böyle bir alacak varsa bunun sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2007/5887 sayılı dosyasında yapılan takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, bu dosyada davalıya yapılan ödemenin istirdadına, takip alacaklısının takip konusu bedelin %40'ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi gereğince davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca emtianın 06.12.2006 tarihinde davacıya teslim edildiğini, navlun bedelinin de ödendiğini, emtianın öngörülen transit süre dahilinde teslim edilmemesi nedeniyle sözleşme hükümleri çerçevesinde gecikme tutarının davacıdan talep edildiğini savunarak davanın reddini, davacının müddeabihin %40'ı oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan sözleşmenin CMR hükümlerine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı tarafça 2 adet faturaya dayalı olarak bekleme ücretinin talep edildiği, CMR Konvansiyonu'nun 19,23/5 ve 30/3. maddelerine göre, gecikmenin taşımacıya bildirilmesi, yük sahibi nezdinde bir zararın doğması ve ara taşıyıcının tazminat talep etmiş olması halinde gecikmeye bağlı tazminat ödenmesinin mümkün olduğu, somut olayda davalının bu üç hususta tanzim ettiği fatura dışında bir delil sunmadığı,
bu durumda davalının zararın varlığını kanıtlayamaması nedeniyle davacıdan aldığı bekleme ücretini iade etmek zorunda olduğu, kötü niyet ispatlanamadığından tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davacının Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2007/5887 sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve bu dosyada ödenen paranın istirdadına, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına dava sırasında davalının takip dosyasında tüm tutarı tahsil etmesi nedeniyle İİK'nun 72. maddesi uyarınca davanın kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüş bulunmasına ve bu itibarla mahkemece istirdada karar verilmesi gerekirken ayrıca borçlu olunmadığının tespitine karar verilmiş ise de, bu hususun neticeye müessir bulunmamasına, mahkemece istirdada konu edilen miktar üzerinden hüküm kurulmuş olmasına ve davanın istirdat davası olması nedeniyle talebin aşılmamış olmasına göre, davalı vekilinin temyizitirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8194, K. 2011/1329, 8 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama