KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8331 E., 2011/1221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.04.2009 tarih ve 2006/662 - 2009/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin cerrahi, tıbbi ve diş hekimliği ile ilgili alet ve cihazların ithalatı, ihracatı ve pazarlaması alanında faaliyet gösterdiğini, 2000 yılından beri ‘Jensen’ ibareli diş hekimliğinde kullanılan tıbbi alet ve cihazları ithal ederek Türkiye piyasasına sunduğunu, davalının eşinin 2000-2002 yılları arasında müvekkili firmada çalıştığını, daha sonra davalının firmasını kurduğunu, ‘Jensen JP-1’ ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, anılan ibarenin sektörde herkes tarafından kullanılan ibareler arasında yer aldığını, ayrıca kötüniyetle tescilin gerçekleştirildiğini,
müvekkiline karşı tespit yaptırılarak suç duyurusunda bulunduğunu, tescilin yersiz olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescil edilen markanın 10.sınıfın 01 ve 44. sınıfın 01 alt sınıflarında yer alan emtia ve hizmetler bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, marka tescilinde usulsüzlük olmadığını, davacının müvekkili markasına tecavüz ederek ticari faaliyette bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlık konusu ‘Jensen’ ibaresinin dava dışı Pakistan menşeli firmanın dişçilik alanında ürettiği alet ve cihazlarda kullandığı markaya ait bulunduğu, davacının bu ibare üzerinde hak sahibi olduğunu kanıtlayamadığı, gerçek hak sahibi olduğu anlaşılan firmanın markayı taşıyan emtialarla ilgili olarak Türkiye’de başka firmayı yetkili kıldığı, ibarenin dişçilik sektöründe herkesçe kullanılan jenerik bir ibare olmadığı, gerçek hak sahibinin ancak kötüniyetli tescile dayalı hükümsüzlük talep edebileceği, davacının gerçek hak sahibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8331, K. 2011/1221, 7 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama