KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8686 E., 2011/1559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2009 tarih ve 2007/745 - 2009/484 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketle davalı şirket arasında 28.11.2003 tarihli acentalık sözleşmesi imzalandığını, davalının 08.12.2005 tarihli yazısıyla sözleşmenin feshedildiğini, davalının 08.12.2005 tarihi itibariyle borcunun 12.593,89 YTL olduğunu, bunun 3.091,55 YTL kısmını ödediğini, bakiye 9.502,33 YTL hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptıklarını, davalının alacağın 4.730,90 YTL kısmına itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirket tarafından düzenlenen poliçe bedellerinin davacıya ödendiğini, davacı şirket elemanlarının ek poliçe düzenleyerek kendilerini borçlu gösterdiğini, yıllık % 80 faizin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında acentalık sözleşmesi imzalandığı, davalının 08.12.2005 tarihli yazısına istinaden sözleşmenin feshedildiği, davalının borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acenta sözleşmesinin feshinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne,itirazın iptaline karar verilmiş ise de davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ... elemanlarının müvekkilinin bilgisi dışında sistemlerine girerek ek poliçe düzenlediğini ve bu şekilde fazladan borçlu gösterildiklerini savunmuştur. Davacının alacağının tespitine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunda, davalının sözünü ettiği ek poliçelere ilişkin bilgi bulunmadığı belirtilerek değerlendirme yapılmamıştır. Davalı vekili ise bilirkişi raporuna itirazında, adı geçen ek poliçelere ilişkin iki sayfadan ibaret listeyi ibraz ederek, bu konunun araştırılmasını istemiş, ancak mahkemece anılan husus değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, davalının itirazları doğrultusunda, bilirkişilerden ek rapor veya yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınmak ve neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8686, K. 2011/1559, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama