KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9095 E., 2011/1823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2009 tarih ve 2008/252-2009/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının genel kurullarda alınan kararlar uyarınca ödemesi gerekip de zamanında ödemediği aidat borçlarından kalan aidat miktarı ile faizlerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, ancak davalının takibe itirazda bulunması sonucu takibin durduğunu, davalının itirazında kooperatif payını üçüncü bir kişiye devretmesi nedeniyle kendisinden aidat talep edilmesinin haksız olduğunu ileri sürmüş ise de davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, davalıya tahsis edilen konutun üçüncü bir kişiye satılmasının ortaklık ilişkisini sona erdirmeyeceğini,
davalının takibe yaptığı itirazın hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece iddia, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu’nun 10 ve devamı maddelerinde belirtilen koşullarda kooperatif ortaklığını sona erdirmeyen davalının diğer ortaklar gibi davaya konu borçlardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.690,00 TL asıl alacak, 3.935,00 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 6.625,00 TL için davalının itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık % 5 oranında gecikme faizi uygulanmasına, kooperatif tarafından faiz oranının düşürülmesi halinde düşen faiz oranının uygulanmasına, asıl alacağın % 40’ı miktarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9095, K. 2011/1823, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama