KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9760 E., 2011/2296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.02.2008 tarih ve 2006/477-2008/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete danışmanlık hizmeti verilmesi konusunda 19.12.2005 tarihli sözleşme imzalandığını, verilen hizmet karşılığı düzenlenmiş fatura bedellerinin tamamen ödenmediğini ileri sürerek, bakiye alacağı 6.155,84 TL’nin davalıdan faiziyle tahsilini ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacını sözleşmeyle üstlendiği edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilince yapılan ödemelerin ise hizmetin ileride yapılacağı inancıyla iyiniyetli olarak yapılmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 21.12.2005 tarihli faturaya konu 3.504,60 TL tutarındaki alacak için davanın ispatlanmadığı, bakiye alacak 2.651,24 TL’nin ise sözleşme uyarınca davacıya ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.651,24 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı dava konusu alacağını dört ayrı faturaya dayandırmış olup, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak tanzim olunan ilk fatura tarihi 21.12.2005, miktarı ise 3.504,60 TL’dir. Davacının da kabulünde olan ödemelerden ilki aynı tarihte 2.200 USD nakit olarak ( kur karşılığı 2.970,00 TL) tahsil edilmiş ve 24.01.2006 tarihinde banka havalesiyle 535,00 TL daha ödenmek suretiyle bu ilk fatura tutarı ile örtüşecek kadar para davalı tarafından ödenmiş durumdadır. Bu faturanın davalı ticari defterlerine kayıtlı olamamasına rağmen davaya konu diğer üç faturanın ise davalı şirketin yevmiye defterinin 11,23 ve 30. sıralarına kayıtlı olduğu hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuyla belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davaya konu 23.01.2006, 22.02.2006 ve 01.03.2006 tarihli faturaların davalı ticari defterlerinde de kayıklı olması ile 21.12.2005 tarihli fatura miktarıyla örtüşen bir ödemenin diğer faturaların davalıya tebliğinden önce yapılmış olmasının davaya etkisinin değerlendirilmesi gerekirken icapsız ve usule aykırı şekilde yaptırılan yemine göre yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9760, K. 2011/2296, 7 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama