KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10387 E., 2012/1835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2010 tarih ve 2009/1616-2010/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, 31.11.2008 keşide tarihli 2.600 Tl bedelli çeki keşide ederek davalıya verdiğini, davalı zayi nedeniyle çek iptali davası açıp daha sonra iptal kararına dayanarak müvekkili aleyhine takip başlatmış ise de, aslında çeki borcu nedeniyle başka bir şirkete ciro ettiğini, çekin son hamili tarafından müvekkili ve davalı hakkında takip başlatıldığını, çekin mevcut olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/2501 esas sayılı dosyasından verilen çek iptali kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptaline karar verilen çekin mevcut olduğu ve iptal kararının gerçek duruma uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Tebliğe ilişkin mazbataya göre, davalı adresinin mesai saatleri içinde kapalı olması nedeniyle haber kağıdı kapıya yapıştırılmış ve muhtara evrak tebliğ edilmiş, ancak Tebligat Kanununun 21. ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddelerine aykırı olarak tebliğ memurunca, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı veya muhtardan tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatılmamıştır.
Bu durumda davalıya, dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun tebliği ile hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davaya devam edilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10387, K. 2012/1835, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama