KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10696 E., 2012/2547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2010 tarih ve 2009/607-2010/468 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının elektrik bedeli alacağı için yaptığı takip neticesinde borcun ve fer'ilerinin ödendiğini, aboneliğin de sona erdiğini, ancak elektrik aboneliği sözleşmesi sırasında verilen teminat mektubunun hukuk müşavirliğinin alacağı bulunduğu gerekçesiyle iade edilmediğini, oysa teminat mektubunun elektrik kullanım bedelinin teminatı olarak verildiğini, davalı kurumun vekalet ücreti ve icra masrafları ile ilgili taleplerinin dava konusu olup bu konuda verilmiş bir karar olmadığını, hal böyleyken başka bir amaç için verilen teminat mektubunun iade edilmemesinin ilgili bankaya yapılan faiz ve komisyon ödemeleri nedeniyle müvekkiline zarar verdiğini ileri sürerek, teminat mektubunun iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tüketim bedelini ödemekle birlikte icra masrafı ve vekalet ücretine itiraz ettiğinden takibin durduğunu, itiraz edilen alacakların takibin bir bölümü olup, tüketim bedelinin ödenmemesi nedeniyle takip yapılmış olmasından kaynaklandığını, takibin itiraza uğrayan kesimi için itirazın iptali davası açıldığını, teminat mektubu ile güvence altına alınan alacağın devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, enerji tüketim bedelinin asıl tüketim, gecikme zammı, faiz ve vergilerden oluştuğu, ödemenin gerçekleşmesinden itibaren teminat mektubunun davalı kuruma veriliş amacının ortadan kalktığı ve davacıya iadesinin gerektiği gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
148,50 H · 17,15 PH · 131,35 BK-24.02.2012 - SK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10696, K. 2012/2547, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama