KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10731 E., 2012/2610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ... Çivril
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çivril Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/12/2009 tarih ve 2008/843-2009/965 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hesabına gelen 5.000,00 YTL havalenin, müvekkilinin talimatı olmaksızın davalı bankanın kusuru ile geldiği hesaba iade edildiğini bildirerek 5.000.00- YTL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu havalenin davacının mevduat hesabına alacak kaydedildiğine, herhangi bir ihbar yapıldığına dair delil elde edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının mevduat hesabına havale yoluyla geldiğini iddia ettiği paranın, davalı banka tarafından havalenin gönderildiği hesaba iade edildiği gerekçesiyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olup, mahkemece dava konusu havalenin davacının mevduat hesabına alacak kaydedildiğine dair delil elde edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı havale yoluyla hesabına para geldiğini iddia ettiğine göre, davacının hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan sadece banka müfettiş raporuna dayanarak davanın reddi isabetli değildir. Bu nedenle, davacının davalı banka nezdindeki kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak iddia edilen havalenin davacının hesaplarına gelip gelmediğinin, akıbetinin araştırılması ve BK 457-462 maddeleri uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
07.03.2012-RK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10731, K. 2012/2610, 23 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama