KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10843 E., 2012/2719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- AV. ...
- Vekili
- AV. ...
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2010 tarih ve 2007/717-2010/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete ait 75 adet nama yazılı hisseyi 1994 tarihinde ortaklardan ...’tan devraldığını, 16.05.2005 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde müvekkilinin isminin yer almadığını, hissesini başkasına devretmediğini, yaptığı şifahi görüşmelerde ortaklığının sona erdiğinin bildirildiğini ileri sürerek, davalı şirketteki hissedarlığının, sermaye payının tespitini, hissesine yönelik vaki sataşmanın önlenmesini, hissesine karşılık nama yazılı senedin müvekkiline teslimini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle 16.05.2005 tarihli genel kurul toplantısının geçersizliğini ve sermaye artırımına ilişkin olarak alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitini de istemiştir.
Davalı vekili, davacının şirkette 75 adet hissesi olduğunu, 16.05.2005 tarihli genel kurulda davacının hissesinin az miktarda olması nedeniyle toplantıya katılımının gözden kaçtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının şirkette 75 adet hissesinin bulunduğu, nama yazılı ilmühaberin TTK’nun 411. maddesi uyarınca kıymetli evrak vasfında olduğu, bu nedenle davacının paylarını tevsik ve temsil için yeterli bulunduğu, davacının hisse adedi itibariyle genel kurula katılmasının sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirkette 75 adet hisseye sahip olduğunun tespitine, muarazanın önlenmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK · 27/02/2012-S/E
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10843, K. 2012/2719, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama