KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11557 E., 2012/2782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
2-... 3-... 4-... 5-... 6-... VEKİLİ: AV.... VEKİLİ: AV....
Taraflar arasında görülen davada Erzincan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.05.2010 tarih ve 2009/41 - 2010/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Remziye Güler'in 22/02/2007 tarihinde vefat ettiğini, vefatından sonra Erzincan Akbank Şubesi nezdinde üç ay vadeli mevduat hesabı olduğuna dair hesap cüzdanı bulunduğunu, hesap cüzdanı bilgilerine göre 680.000,00 TL miktarlı hesabın 15/09/1986 tarihinde üç ay vadeli açıldığını, davalı banka ve Merkez Bankası kayıtlarında böyle bir hesaba rastlanılmadığı ve zamanaşımına uğramış olması nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmiş olabileceği yönünde cevaplar verildiğini,
hak sahibine hiçbir bildirim yapılmadığını ileri sürerek müvekkillerinin banka nezdindeki alacağının 15/09/1986 tarihinden itibaren üç aylık vadeli mevduata uygulanan faiz oranları dikkate alınarak tespit edilecek asıl alacak miktarının 8.000,00 TL'sinin tahsilini istemiş, 10.05.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 40.194,24 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak zamanaşımı nedeniyle ve esastan reddini istemiştir. Mahkemece, 3 ay vadeli olarak 1986 yılında açılmış bulunan banka hesabında işlem görmeyen hesapta bulunan mevduatın fona devri için hesap sahibine ihbarda bulunulması gerektiği, davalı bankanın ihbara dair her hangi bir belge ibraz etmediği, mevduatın fona devredildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 40.194,24 TL'nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 8.000,00 TL'nın dava tarihinden, 32.194,24 TL'nın ıslah tarihi olan 10/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
./... 2010/11557 2012/2782
S:2
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, son işlem tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin dolduğu tarihte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Yasa ve buna göre çıkarılan yönetmelik gereği mevduat hesabının fona devri için hesap sahibine yasal bildirimlerin yapıldığının kanıtlanamamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıların murisi tarafından davalı banka nezdinde açılan mevduat hesabının bildirimde bulunulmaksızın fona devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacıların sunduğu hesap cüzdanı suretine göre, hesabın 15.09.1986 tarihinde 3 ay vadeli olarak açıldığı, vade sonunun 16.12.1986 olarak belirlendiği, 3 ayın sonunda tekrar 3'er aylık vadelerle hesabın vadeli mevduat hesabı olarak işlem göreceğinin hesap cüzdanında belirtilmediği gibi davacıların da bunu iddia ve ispat edemediği anlaşılmıştır.
Bu durumda davacıların murisi tarafından yatırılan 680.000 TL'nın 15.09.1986 tarihinden itibaren 3 ayın sonunda vadesiz mevduat hesabına dönüştüğünün kabulü gerekir.
Mahkemece, hesabın açıldığı 15.09.1986 tarihinden itibaren 3 ay için o dönemde cari olan 3 ay vadeli mavduata uygulanan faiz, 3 ayın sonundan itibaren davacıların davalı bankaya başvuru tarihine kadar vadesiz mevduat faizi, davacıların talepte bulunduğu tarihten itibaren ise temerrüt faiziyle tahsile karar verilmesi gerekirken, hesabın açıldığı tarihten itibaren dava tarihine kadar 3'er aylık vadeli mevduat faiz oranlarının dikkate alınarak ve bu oranlar üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
01.03.2012 - HK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11557, K. 2012/2782, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama