KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1160 E., 2011/10434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/11/2009 tarih ve 2009/112-2009/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri ve “3 M” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı adına tescil edilen “3M PARTS + şekil” ve “3M M.M.M. + şekil" markalarının davacının tescilli markalarına iltibas ve tecavüz oluşturduğunu, “ÜÇEM” ibaresinin davalı tarafından ticaret unvanında kullanmasının da haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, unvana tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalı yanın ticaret unvanındaki “ÜÇEM” ibaresinin terkinine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, müvekkili adına tescil edilen “3M PARTS + şekil” ve “3M M.M.M. + şekil" ibareli markaların yazılış biçimi kapsadığı mal ve hizmetler itibariyle davacının markasında farklı olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirketin iştigal konularının farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davacının “3M” ibreli markasının tanınmış marka olduğu, bu ibareyi davalının ticaret unvanında kullanmasının 556 sayılı KHK’nin 8/4 ve 61 nci maddelerine aykırı olduğu, davalı adına tescil edilen markaların davacının tescilli markasıyla iltibas oluşturduğu, somut olayda hükümsüzlük davasının zamanaşımına uğramadığı,
davalının tescillerde iyiniyetli olmadığı ve yurtdışındaki davacı şirketin Türkiye’deki davalı şirketin unvan kaydını takip etmesi beklenemeyeceğinden dava ve tescil tarihi itibariyle 5 yılı aşkın bir süre olsa da bu durumun sesiz kalma olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davalının kısmen kabulüne, “ÜÇEM” ibaresini markasal biçimde davalı kullanımının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne, “üçem” ibaresinin ticaret unvanından terkinine ve hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1160, K. 2011/10434, 19 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama