KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11873 E., 2012/3294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2010 tarih ve 2009/246-2010/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “ERMADEN+Şekil” ibareli markanın tüm sınıflarda tescili için davalı kuruma başvuru yaptığını, başvurunun kısmen reddi üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın da nihai olarak reddine karar verildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, zira redde mesnet yapılan “er madencilik nakliyat ve ticaret a.ş.+şekil” ibareli marka ile müvekkilinin başvurusuna konu ibare arasında aynılık ya da benzerlik bulunmadığını, ayrıca redde mesnet markanın kapsamında olmayan mal ve hizmetler yönünden de başvurunun reddedildiğini, müvekkili şirketin Türkiye'nin ve dünyanın sayılı şirketlerinden olduğunu,
“ERMADEN” markası da dahil olmak üzere çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nun 2009-M-3431 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu marka ile redde mesnet marka arasından 556 sayılı KHK'nun 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı kuruma yaptığı başvurunun resmi marka bülteninde ilan edilmeden 556 sayılı KHK'nun 7/1-b maddesi uyarınca resen reddedildiği, davalı şirketin bu kararın tesisinden önce davalı kuruma bir itirazının bulunmadığı, mutlak ret nedenine dayalı olarak tesis olunan YİDK kararının iptali için açılan işbu davada, davalı şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı, davacının başvurusunun asıl unsurunun “ERMADEN”, redde mesnet markanın asıl unsurunun ise “ER MADENCİLİK” ibaresinden oluştuğu, söz konusu markalara eklenen diğer unsurların farklı bir algılama yaratamadığı,
bu hali ile her iki marka arasında 556 sayılı KHK'nun 7/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davalının redde mesnet markasının kapsadığı mal ve hizmetler ile davacı başvurusunun reddine karar verildiği mal ve hizmetlerin de aynı tür oldukları, başvuru tarihi dikkate alındığında davacının kullanımla ayırt edicilik kazandırdığından bahisle söz konusu ibareyi tescil ettiremeyeceği, davacının tescilli markasında bulunan “ERDEMİR” ibaresinin dava konusu başvuruda yer almadığı, ayrıca davacının yargılama konusu başvurusunun davalının markasına iltibas yaratabilecek derecede benzediği,
dolayısıyla davacının seri markaların tesciline ilişkin yargı kararları ile yaratılan ilkeden yaralanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan, davalı kurum hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11873, K. 2012/3294, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama