KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12609 E., 2012/3676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2009 tarih ve 2006/145-2009/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin süt ve süt ürünleri işi ile iştigal ettiğini, faaliyetleri kapsamında üretimini yaptığı ayranları benzerlerinden ayırmak için geliştirip tasarladığı marka ve logoyu 26/03/1999 tarihinde T.P.E. nezdinde tescil ettirdiğini, ancak davalının, müvekkili markası ve logosunu iltibas yaratacak şekilde kullandığını, ayrıca davalının, müvekkili logosunu kendi adına tescil ettirdiğini ve bu durumun müvekkili marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek,
davalı adına tescilli 2001/25759 sayılı markanın hükümsüzlüğünü, haksız rekabet oluşturan ayran bardakları, araçlar ve diğer mallar üzerinden iltibas oluşturan markanın kaldırılarak mevcut maddi durumun tamamen ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet oluşturan ayran bardakları, araç ve diğer malların imhasını, bunların üretilmesinde kullanılan tüm araç ve makinelerin imhasını, 1.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın eylem tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili logosunun büyük çalışmalar neticesinde geliştirildiğini, 1997 yılından itibaren müvekkilinin bu şekilde ürünü kullandığını, müvekkiline ait "YÖRSAN+ŞEKİL" markasının 25/10/1994 tarihinden itibaren müvekkili adına tescilli ve tanınmış marka olduğunu savunarak asıl davanın reddini, müvekkilinin 1997 yılından itibaren bu şekli YÖRSAN sözcüğü ile birlikte kullandığını, davalı adına tescilli "DOY-DOY + şekil" ibareli markada kullanılan şeklin müvekkilinin 1996 yılından bu yana gayret ve çabaları sonucu oluşturduğu kompozisyonu içeren şeklin aynısı olduğunu,
davalının müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu satışa sunulan ürünlerde kullandığı işareti daha önce davranarak, kendi adına hizmet markası olarak tescil ettirdiğini ve bu durumun müvekkili marka haklarına tecavüz ve maddi, manevi zarar verdiğini ileri sürerek,
davalı adına tesilli markanın hükümsüzlüğünü, tecavüzün durdurulmasını, tecavüz oluşturan eşya ile eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz ve makine gibi davalı vasıtalarına el konulmasını, silinmesini veya imhasını, 5.000,00 TL manevi ve 20.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 25.000,00 TL tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı ve birleşen dosya davacısı Yörsan'ın hükümsüzlüğü istenilen markada kullanılan doğa manzarası ve ahşap kovadan süt dökülmesi figürünü gösterir marka işareti ve şekli anlamındaki logoyu davacı DOY-DOY şirketinin marka tescilinden önce kullandığına ilişkin bir belge sunamadığı, bu halde doğa manzarası ve süt dökümü figürünü manzaranın alt kısmında ayran ve yoğurt yazısı ile ilk kullananın daha önce tescil edilmiş olması sebebiyle Doy-Doy şirketi olduğunun kabulü gerektiği, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu,
orta düzeydeki tüketiciler nezdinde karışılıklığa sebep olacağı gerekçesiyle davalı Yörsan şirketi adına tescilli marka yönünden asıl davanın kısmen kabulüne, 556 sayılı KHK' nun 42/1-b maddesi gereğince 2001/25759 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı markasının tescile dayalı kullanımı sebebiyle haksız rekabet ve tazminat taleplerinin reddine, yine 556 sayılı KHK' da marka hükümsüzlüğü davası sonucu verilecek kararın ilanına ilişkin bir hüküm bulunmadığından bu yöndeki talebin reddine, birleştirilen dosyadaki taleplerin de reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12609, K. 2012/3676, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama