KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13259 E., 2012/18870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/05/2010 tarih ve 2007/345-2010/239 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1995/175323 numaralı, 18. ve 25.sınıflarda tescilli "TUĞBA" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin 2005/04649 kod numarası ile "TUĞBA YILMAZ abiye" ibaresini 24.,25. ve 35.sınıfta yer alan mal ve hizmetler için tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın TPE YİDK'nca nihai olarak reddedildiğini, davalı şirket markasının tescili halinde müvekkiline ait "TUĞBA" ibareli marka ile karışıklığa yol açacağını, taraf markalarının emtia sınıflarının da aynı olduğunu, davalının bu ibareyi tescil isteminde kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nun 29.08.2007 tarih ve 2007-M-4496 sayılı kararının iptaline dava konusu markanın tescil edilmesi halinde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, dava konusu marka başvurusu ile davacı şirketin markasının iltibasa neden olabilecek düzeyde benzer bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin "TUĞBAYILMAZ ABİYE" ibareli markasında adı geçen TUĞBA YILMAZ’ın, davalı şirket ortaklarından Korkmaz Yılmaz'ın kızı, diğer ortak Bünyamin Yılmaz'ın ise yeğeni olduğunu, markalar arasında iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin "TUĞBA YILMAZ ABİYE" ibaresini tescil ettirmek istediği, davacının itiraza dayanak yaptığı markanın "TUĞBA DERİ VE KONFEKSİYON ÜRÜNLERİ PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarının aynı olmadığı, davacının markasının esas lider unsurunun "TUĞBA" kelimesinden oluştuğu, markada yer alan diğer kelimelerin esas unsur olma niteliği taşımayan kelimeler olduğu, davalı marka başvurusunda yer alan "ABİYE" kelimesi, markanın ilişkin olduğu mal/hizmetler açısından vasıf belirtmekte olup, ayırt ediciliği bulunmadığı,
davacı markasının esas unsurunu oluşturan kelimenin, davalı başvurusunda da esas unsur içerisinde yer aldığı, tüketicinin, aynı ya da benzer nitelikli ürünlerde "TUĞBA" esas unsuru içeren ve aynı esas unsurlarla başlayan markalarla karşılaşması durumunda, karıştırma tehlikesinin oluşacağı, aynı veya benzer nitelikte ürünlerde davalı ve davacı markalarını gören ya da duyan ortalama dikkate sahip bir tüketicinin markalar ya da marka sahibi firmalar arasında bağlantı olduğu düşüncesine kapılması tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,
TPE YİDK'nun 29.08.2007 tarih ve 2007-M-4496 sayılı marka başvurusu tarihinde geçerli olan sınıflandırma tebliğine göre 24.sınıfta yer alan "kumaş mendiller" 25.sınıfın tümü ile 35.sınıfın (08) alt grubunda yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" için kısmen iptaline, kısmen hükümsüzlüğün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13259, K. 2012/18870, 22 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama