KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14039 E., 2012/17814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/05/2010 tarih ve 2010/7-2010/239 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin şimdiki büyük hissedarı ve yöneticisi arasında 29.12.2007 tarihinde bir paylaşım sözleşmesinin yapıldığını, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı şirketteki hisselerini devredeceğini, şirketin de müvekkiline iskanı alınmış fabrika binasının 3/4'ünü ve şirket adına kayıtlı aracı vereceğini, müvekkilinin kendisine verilecek fabrika binasına iskan alınmasının mümkün olmadığını öğrendiğini, edimini yerine getiren müvekkilinin bir müddet beklediğini, sonuç alamayınca sözleşmenin geçersiz olduğu konusunda davalıya ihtarname gönderdiğini ileri sürerek,
29.12.2007 tarihli sözleşmenin geçersizliğinin tespitine, aynı tarihten itibaren geçerli olmak üzere müvekkilinin hisselerinin adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde müvekkilinin hisselerinin rayiç değerinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava istemiştir.
Davalı müvekkili şirketin geçersizliğinin tespiti istenilen sözleşmenin tarafı olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, geçersizliğinin tespiti istenilen sözleşmenin davacı ile dava dışı ... arasında imzalandığı, sözleşmeye taraf olmayan davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığının işbu davada değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ile dava dışı ... arasındaki paylaşım sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti, şirket hisselerinin davacı adına tescili, aksi halde hisse rayiç değerinin tahsili istemlerine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacı ile dava dışı kişi arasında imzalanan sözleşmeye taraf olmayan davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığının işbu davada değerlendirilemeyeceği
gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak her ne kadar davaya konu sözleşme davacı ile dava dışı ... arasında imzalanmış ise de davacının söz konusu sözleşmeye davalı tarafından icazet verildiğine ilişkin belgeler ibraz etmesi ve davalının da cevap dilekçesinde anılan sözleşme uyarınca kendisi adına kayıtlı gayrimenkul hissesini davacıya devir etmeye hazır olduğunu bildirmesi karşısında mahkemece artık davalının husumeti benimsediğinin kabul edilmesi ve davacıya sözleşmenin tarafı olan ...'ya karşı dava açması hususunda önel verilerek dava açılması halinde işbu dava ile birleştirilmesi suretiyle işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14039, K. 2012/17814, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama