KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1430 E., 2011/10512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.07.2009 tarih ve 2007/400 - 2009/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE ve müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2005/49063 başvuru numarası ile “PANKAT” ibaresini marka olarak tescil ettirmek istediğini, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, “PANKAT” ibaresinin tescili halinde müvekkiline ait “PAN" ibareli markaları ile karışıklığa yol açacağını, davalı şirketin tescil ettirmek istediği markada "PAN" sözcüğünü ön plana çıkarmak suretiyle müvekkiline ait "PAN" ibareli markalara benzettiğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalı şirketin tescil ettirmek istediği “PANKAT” ibaresinin davacı adına tescilli “PAN" ibareli markalar ile benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Müdahil Kayseri Şeker Fabrikaları A.Ş. vekili, dava açılmasından sonra verdiği müdahale dilekçesinde müvekilinin 21.02.2000 ve 19.07.2001 tarihli 32. sınıfta tescilli bulunan "PANSU", "PANÇAY" ve "PANKÜP" markalarının sahibi bulunduğunu, ayrıca Eti Gıda San.A.Ş. adına tescilli "PAN" ibareli marka üzerinde paylaşıma gidilerek söz konusu markanın 13.12.2006 tarihinde kısmen müvekkiline devredildiğini, müvekkiline ait PAN ibareli markaların yurt içinde ve dışında tanınmış olduğunu, davaya konu başvurunun tescili halinde müvekkiline ait markalarla iltibasa yol açacağını ve müvekkiline ait markaların tanınmışlığından yararlanılacağını ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, "PANKAT" ibaresinin marka olarak tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı şirket başvurusunun herhangi bir resim ya da özgün karakter içermeyen "PANKAT" ibaresinden, davacı markalarının "PAN" ve "ETİ PAN" ibarelerinden meydana geldiği, "ETİ" sözcüğü lider marka olup "PAN" sözcüğünün bu marka yönünden asıl unsur durumunda olduğu, davalı markasında "PAN" sözcüğüne "KAT" hecesi eklenmiş ise de, "PAN" sözcüğünün kimliğini kaybetmediği, her iki markanın benzer olduğu, orta düzeydeki tüketiciler yönünden markalar arasında bir bağlantı bulunduğunun düşünülebileceği ve bu nedenle davacı markaları ile karıştırılma ihtimali olduğu,
ayrıca davalı şirketin marka başvurundaki mal ve hizmetler ile davacının markalarındaki mal ve himetlerin bazılarının aynı bazılarının kısmen benzer olduğu, davacıya ait 2000/04161 sayılı markanın 13.01.2006 tarihinde 30. sınıfın 14. 15. 16 ve 19. alt grupları dışında Kayseri Şeker A.Ş.'ye devredildiği anlaşıldığından, YİDK kararının 30. sınıfın 14, 15, 16 ve 19. alt gruplar yönünden doğru görülmediği, davacı vekilinin 10.03.2008 tarihli dilekçesi ile davalı şirket hakkındaki davayı atiye terkettiği;
müdahil Kayseri Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin taleplerinin ise bağımsız dava niteliği olduğu ve asli müdahil olarak değerlendirilmesi gerektiği, müdahilin marka yayınına sadece "PANTAT" markasını dayanak göstererek itiraz ettiği ve itirazı sonunda bir kısım emtianın başvurudan çıkarıldığı, daha sonra müdahilin bu karara itiraz etmemiş olması nedeniyle esasen YİDK kararının iptaline dair dava açma hakkı bulunmadığı, davalı şirketin marka başvurusunun eksiklikler nedeniyle, müdahale dilekçesinin verildiği 05.05.2008 tarihinde işlemden kaldırılarak hükümden düşmüş olduğu,
dolayısıyla müdahale tarihinde tescilli marka veya geçerli bir marka başvurusu bulunmadığından markanın hükümsüzlüğünün istenemeyeceği gerekçeleriyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK kararının 30. sınıfın 14, 15, 16 ve 19. alt gruplarında yer alan emtialar yönünden iptaline, fazla istemin reddine, markanın hükmsüzlüğü isteminin atiye bırakılmış olması nedeniyle bu konuda karar vemeye yer olmadığına, asli müdahilin YİDK kararının iptali isteminin süre yönünden reddine, asli müdahilin markanın hükümsüzlüğü isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE ve müdahil vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE ve müdahil vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1430, K. 2011/10512, 19 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama