KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14878 E., 2012/5302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2010 tarih ve 2005/812 - 2010/1797 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının maliki olduğu iş merkezindeki mağazaların kiraya verilmesi için taraflar arasında 15.09.2004 tarihli aracılık sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davacının edimini eksiksiz yerine getirmesi sonucu davalıdan toplam 39.168 Euro komisyon ücreti alacağı doğduğunu, ihtara rağmen davalıca bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 YTL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde toplam alacak miktarının belli olması nedeniyle kısmi dava açılamayacağını, müddeabihin değeri yönünden mahkemenin görevli olmadığını, asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, sözleşmenin davalı şirketin yetkilileri tarafından imzalanmadığını, davacının edimini tam olarak yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, sözleşmeye konu mağazaların taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden önceki tarihlerde kiraya verildiği, davacı yanın yer gösterme tutanağı sunamadığı, davacı tellalın davalı ile kiracıyı bir araya getirip anlaştırdığına dair delili olmadığı, dolayısıyla davacının edimini yerine getirdiğini ispat edemediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dilekçesinde uyuşmazlık konusunun 39.168 Euro olduğu iddia edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL'lık kısmı için dava açılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 4/2. maddesi uyarınca nizalı alacağın tamamının miktarına göre görevli mahkeme tayin edileceğinden iş bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup her aşamada re'sen nazara alınacağından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14878, K. 2012/5302, 4 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama