KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15248 E., 2012/5243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2009/206-2010/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinin “TAÇ LİNEN+şekil”, “LİNENS”, “ZORLU LİNENS+Şekil” ve “LİNENS XL” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı ...'in bu markalarla iltibas yaratacak “VİOLENS” ibaresini marka olarak tescil ettirmek için diğer davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkilince söz konusu başvuruya yapılan itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru konusu ibare ile müvekkiline ait markaların fonetik açıdan değerlendirildiğinde kulağa neredeyse aynı gibi geldiğini, tüketici nezdinde bu ibarenin müvekkilinin markalarının serisi olarak algılanacağını ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2009-M-2912 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun “VİOLENS” ibaresinden oluştuğu, davacı markalarında ise esas unsuru “LİNEN” ve “LİNENS” ibarelerinin oluşturduğu, kelimelerin hece sayısının ve hece yapısının oldukça farklı olduğu, yalnızca kelimelerin sonundaki “...ENS” sesi bakımından bir ses benzerliğinin bulunduğu, ancak işaretlerin görsel, işitsel, anlam ve genel izlenim itibariyle benzer olmadıkları, davacı markaları karşısında davalının tescilini istediği ibarenin yeterli ayırt ediciliği taşıdığı,
markalar arasında çağrışım suretiyle bağlantı kurulması düzeyinde dahi benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla emtia listesi bakımından benzerlik bulunmakla beraber işaretler aynı veya benzer olmadığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-b maddeleri anlamında iltibas riskinden söz edilemeyeceği, davacı markalarının, özellikle perde ve diğer ev tekstil ürünleri alanında tanınmış marka olmalarına rağmen davalı markası ile çağrışım yoluyla da olsa ilişkilendirilmeleri mümkün bulunmadığından KHK'nun 8/4. maddesindeki şartların da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15248, K. 2012/5243, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama