KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15441 E., 2012/5767 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/09/2010 tarih ve 2010/4-2010/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 27.07.2007 tarihinde ... olarak kendini tanıtan bir kişiye bilgisayar malzemeleri sattığını, bu kişi ödemeyi çek ile yapmak isteyince müvekkilinin basiretli bir tacir gibi çeki fiziken inceleyip davalı bankanın Cennet Mahallesi Şubesi’ni arayıp çekle ilgili bilgi aldığını ve çeklerin ödenmesinde bir problem yaşanmadığının bildirildiğini, sahsın kimliğini kontrol ederek 27.07.2007 tarihli irsaliyede yazılı malları teslim ettiğini ve irsaliyeye bu şahsın imzasını aldığını, çekin ödeme günü olan 20.08.2007 tarihinde Garanti Bankası Eminönü Şubesi’ne ibrazında karşılıksız çıktığını,
bankadan ...’ın telefonunu alıp şahsı aradığında bu şahsın Fortisbank Cennet Mahallesi Şubesi’nde hesabının olmadığını bildirdiğini, davalı bankanın hesabın açılışı ve sahte belgelerin sunulması sırasında gerekli özeni göstermediğini, davalı bankanın müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 8.680,00 YTL’nin 20.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankanın gerekli araştırma özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, hesap açılırken noterden çıkartılan imza beyannamesi, muhtarlık ikametgah senedi, muhtarlık nüfus cüzdan sureti, kimlik aslına uygun kimlik fotokopisi, kimlikteki fotoğraf ile müracaat sahibinin aynı kişi olduğunu gösterir değerlendirme ve vergi levhası gibi belgelerin ibraz edildiğini, bu belgelerin resmi makamlardan alınıp tasdikli olduğunu, davacının bankayı arayarak çek hakkında bilgi aldığı yönünde kayıt bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kararı davalı temyizi üzerine Daire'mizin 01.02.2010 tarihli ilamında yazılı gerekçelerle davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, tüm dosya kapsamına göre, davacının zararını öncelikle zarara uğramasına yol açan kişiden talep etmesi, tahsil edilemediği takdirde davalıya mürcaat etmesi gerektiği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15441, K. 2012/5767, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama