KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15586 E., 2012/19636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 tarih ve 2009/64-2010/195 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .....ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile Erzurum/Karaçoban arası posta taşınmasına ilişkin olarak sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 38. maddesine göre postaların zamanında taşınmaması durumunda gecikme cezasının öngörüldüğünü, davalının ödemede bulunmadığını ileri sürerek, 17.886 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, haklarında gecikme cezası kesilmesi için 38. maddede belirtildiği üzere müteahhit veya mutemedinin imzası bulunan tutanakların tutulması gerektiğini, olayın üzerinden 4 yıl geçtikten sonra teftiş raporuna dayanılarak talepte bulunulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmede gecikme cezasının öngörüldüğü, 16.667,06 TL'nın davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, posta taşıma sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede gecikme cezasının öngörüldüğü, sefer kağıtlarının tutanak mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasındaki sözleşmenin 32/4. maddesinde 38. maddeye atıf yapılmış, 38. maddede ise "gecikmenin müteahhit veya mutemedinin imzası da alınmak suretiyle düzenlenecek tutanakla tespit edileceği, müteahhidin aylık istihkakından gecikme cezasının kesileceği" belirtilmiş olup, dosyada mevcut ve davacı tarafından tek taraflı olarak hazırlandığı anlaşılan sefer kağıtlarının anılan sözleşme hükmü karşısında tutanak olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece sözleşmenin 38. maddesinde belirtildiği üzere taraflar arasında posta taşımasının gecikmesine dair tutanak tutulup tutulmadığı belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15586, K. 2012/19636, 30 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama