KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2300 E., 2011/12491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.10.2009 tarih ve 2008/95 - 2009/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1996 yılından itibaren Medela firmasının Türkiye tek satıcısı olduğunu, tıp sektöründe tanınır hale getirdiğini, davalının bayilik veya satıcılık anlaşması olmamasına rağmen Medela Ankara Yetkili Satıcısı ibaresini tabela, reklam ve internet sitesinde kullandığını, müvekkili firmayı kötüleyerek ve Medela ürünlerini kendilerinin sattığını bildirerek müvekkili hakkında asılsız isnatlarda bulunduğunu, Medela markalı süt pompalarının garanti belgesi yerine başka marka ve ürünlerin garanti belgelerini düzenlediğini ileri sürerek davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin sonlandırılmasına,
Medela Ankara Yetkili Satıcısı ibarelerinin bulunduğu broşürlerinin toplatılmasına, 6.000 TL maddi 10.000 TL manevi tazminatın reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Medela markalı ürünlerin Türkiye'deki tek ithalatçısı olduğunu, müvekkilinin satışını yaptığı bu ürünlerden davacının kazanç sağladığını, dolayısıyla broşürlerini kullandığını, müvekkilinin kullandığı fotoğrafı Medela Marka ürünü satan eczacılar ve satıcıların da kullanılğını, iddiaların doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Medela markasının dava dışı firma adına tescilli olduğu, davacının bu markanın Türkiye distrübütörü olduğu, markanın tescilli olması nedeniyle olaya Markalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanması gerektiği, dolayısıyla görevli mahkemenin Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, istem halinde dosyanın Ankara Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Haksız rekabet davaları T.T.K.'nın 56 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bu maddelerden doğacak uyuşmazlıklar genel mahkemelerde görülebileceği halde, 556 sayılı Markalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklar anılan Kararnamenin 71. maddesine göre ihtisas mahkemelerinde görülmesi gerekecektir.
Davacı vekili, davalının sattığı ürünlerin Türkiye'deki tek satıcısının müvekkili şirket olduğunu, ürünlerin Türkiye'ye ithalatının müvekkili tarafından yapıldığını ileri sürerek tek satıcılık hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına ve satışı yapılan ürünleri üreten davadışı şirketin tescilli markasına dayanmadığına göre, davacı vekilinin iddiaları doğrultusunda davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması gerekirken, belirtilen gerekçe ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'ne gönderilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2300, K. 2011/12491, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama