KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2307 E., 2011/12492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.10.2009 tarih ve 2006/274 - 2009/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye'de temizlik ürünleri alanında faaliyet gösteren büyük bir firma olduğunu, müvekkilinin ürettiği ürünlerden biri olan "CALGON" ibaresinin de kelime ve ambalaj deseni olarak müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkili markasını değiştirmek suretiyle iltibas yaratacak ve tüketicileri yanıltacak şekilde "LEXGON" ismiyle bir ürünü piyasaya sunduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespitini ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin üretimini yaptığı ürünlerin kendi adına tescilli olduğunu, ürünlerin ambalaj ve desenlerinin birbirinden farklı olduğunu, tüketicilerin karıştırma ihtimallerinin bulunmadığını ve bu nedenlerle iltibasın söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının Lexgon ibareli markasının tescilli olmadığı ve tescilsiz olarak kullanıldığı, davalının söz konusu ürünleri tüketenlerin karıştırmalarına ve dolayısıyla iltibasa sebep olacak fonetik benzerliği olan Lexgon ibareli markayı ürettiği, aynı tür ürünler için hazırladığı ambalaja yazmak suretiyle davacının tescilli Calgon markasına tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 556 Sayılı KHK.nun 9/1-b ve 61/a maddesi gereğince davalının markaya tecavüzünün tespiti ile men'ine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2307, K. 2011/12492, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama