KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2526 E., 2011/14771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.12.2009 tarih ve 2007/180 - 2009/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üyeleri bulunan fonogram yapımcılarından aldığı yetki belgeleri ile bu fonogram yapımcılarının 5846 sayılı Kanun’un 80. maddesinde belirtilen haklarını korumak üzere kurulmuş bir meslek birliği olduğunu, davalı şirketin işlettiği otelde, müvekkili birliğin üyesi tarafından üretilmiş ve Kültür Bakanlığı tarafından verilen eser işletme belgesi verilmiş olan Jesse Cook adlı sanatçının icra ettiği Switchback adlı musiki eserinin izinsiz olarak yayınını yaptığını, bu durumun mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini ileri sürerek,
davalının, müvekkilinin FSEK ve diğer mevzuattan doğan haklarına tecavüzünün tespitine, tecavüzün refine, FSEK’nun 68. maddesi uyarınca 3.000 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taraf ehliyetinin olmadığını, dava konusu eserin çalındığı CD’nin bir müşteri tarafından çalınmak üzere otel görevlilerine verildiğini, bu nedenle söz konusu CD’nin korsan olduğunun müvekkilince bilinmediğini, müvekkilin anılan eserin yayınlanmasından kaynaklanan bir ticari menfaatinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bir eserin umuma izinsiz olarak iletilmesine karşı FSEK’ten doğan davaları açabilme hakkının münhasıran eser sahibine ait olduğu, dava konusu eserin İngiltere’de tespit edildiği ve yapımcısının da bu ülkede bulunduğu, her ne kadar EMI AŞ’yi temsilen meslek birliği tarafından işbu dava açılmış ise de, bu şirketin Türkiye’de kurulu bir şirket olduğu ve dava konusu eserin yapımcısı olmadığı, mülga 3257 sayılı Kanun’a dayalı olarak alınan eser işletme belgesinin,
söz konusu eserin umuma iletim hakkının EMİ A.Ş.’ye ait olduğunu göstermediği, anılan şirketin davaya konu eserin ithalatçısı ya da Türkiye dağıtımcısı olmasının da kendisine böyle bir dava açma hakkını vermeyeceği, dolayısıyla davacının da dava açma hakkının bulunmadığı, birçok defa mehil verilmesine rağmen davacı tarafın, temsil ettiği şirketin ihlale konu eserin yapımcısı olduğunu veya eser sahiplerinden FSEK’nun 52. maddesine uygun olarak hak sahipliğini devraldığını gösteren bir kanıtı dosyaya sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yargılama sırasında dosyaya sunulmamış olan delilin temyiz aşamasında sunulmasının mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2526, K. 2011/14771, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama