KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2571 E., 2011/14314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/07/2009 tarih ve 2003/161-2009/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davalıya 105.475 TL teminat mektubu verildiğini, davalının elektrik üretim ve dağıtım yetkisinin 12.06.2003 tarihinde Enerji ve Kaynaklar Bakanlığınca feshedilmesi üzerine Vakıfbank Silifke şubesince (24.04.1993 ve 22.03.2002 tarihleri arasında) verilen 13 adet teminat mektubunun hükümsüzlüğünü, davacıya iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Enerji Bakanlığının müvekkili şirkete el koymasından sonra hiçbir evraka ulaşılamadığını, bu nedenle davacı şirketin borcunun olup olmadığının bilinmediğini, Tedaş’ın abonelerden yeni teminat mektubu almaması nedeniyle teminat mektuplarının iade edilmesine gerek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ...'a 11.06.2003 tarihinde Enerji Bakanlığınca el konulduğu ve sözleşmenin bakanlıkça tek taraflı olarak feshedildiği, davacının şirkete el konulma tarihi itibariyle davalı şirkete borçlu olduğu, teminat mektuplarının bu borçlar ödenmeden hükümsüzlüğüne ve iadesine karar verilemeyeceği, dava tarihinden önce yönetimine ve tüm belgelerine el konulduğundan teminat mektupları elinde bulunmayan davalı şirketin kendi isteğiyle teminat mektuplarını iade etmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2571, K. 2011/14314, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama