KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2589 E., 2011/12554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2009 tarih ve 2009/139-2009/924 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “Demirci Konservecilik Anonim Şirketi” unvanı altında 09.06.1969 tarihinde sicile tescil edildiğini, daha sonra unvan değiştirerek “Demko” sözcüğünü unvanına eklediğini, bu değişikliğin 03.08.2001 yılında tescil edildiğini, davalı şirketin ise 2006 yılında Ticaret Siciline tescil edildiğini, tür değiştiren davalı şirketin limited şirket iken anonim şirkete dönüştüğünü ve unvanına “Demko” sözcüğünü eklediğini, bu unvan değişikliğinin 2008 yılında ilan olunduğunu, anılan sözcük üzerindeki öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu,
faaliyet konuları aynı olan iki şirketin aynı ibareyi unvanlarında kullanmalarının iltibasa yol açtığını, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı şirketin unvanındaki “Demko” sözcüğünün sicilden terkinine, haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın ... ve Ticaret Anonim Şirketi'ne karşı açıldığını, oysa müvekkilinin unvanının Benzerler Demko Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğunu, bu durumda husumetin yanlış yöneltildiğini, müvekkilinin unvanındaki ayırt edici sözcüğün “Benzerler” sözcüğü olduğunu, “Demko” markasının müvekkili tarafından satın alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ve Ticaret Anonim Şirketini dava ettiği, davalı şirketin ise unvanının farklı olduğu, davalı şirketin husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile ticaret unvanının bir kısmının sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirketin ticaret unvanının dava dilekçesinde gösterilenden farklı olduğu gerekçesiyle dava husumetten reddedilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğinden davanın davalı şirkete yöneltildiğinin açıkça anlaşılması ve yargılamaya da davalı şirket vekilinin katılmış olması karşısında, dava dilekçesindeki yanlışlığın maddi hata olarak kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2589, K. 2011/12554, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama